Dün öğleden sonra durumum iyice kötüleşti, kendimi yerimden kaldıramadım. Yattığım yerden yarı açık gözlerimle birkaç sayfa kitap okumak ve 1-2 de film seyretmek dışında hiçbirşey yapamadım. Erkenden de uyuyakalmışım zaten. Gece defalarca kuruyan boğazım yüzünden nefesim kesilmiş şekilde uyandım. Kesik kesik ve son derece rahatsız bir uykuya rağmen yine de sabah dünden daha iyi hissediyordum. Hazırlanıp işe gittim. İlk işim şirket doktoruna gitmek oldu. Farenjit olmuşum. Ama iyileşme sürecine girmiş gibisin o yüzden antibiyotik vermeyelim dedi. Çok sevindim. İlaç kullanmayı pek sevmiyorum hele de antibiyotikleri. Ne ilaç aldığı mı sordu, ne almışsan iyi gelmiş dedi.
Halbuki C vitaminli asprin ve boğaz akıntısını engelleyen bir ilaç dışında birşey almamıştım. Bu ilaçları ve bol limonlu bitki çayı -adaçayı, ıhlamur, melisa, zencefil, havlıcan, karanfil ve kabuk tarçını değişik kombinasyonlarla- demleyip içtiğimi söyledim. Adaçayını duyan doktor inşallah 2 fincandan fazla içmemişsindir deyince şaşırdım. Meğer adaçayında yoğun miktarda östrojen varmış. Günde 2 fincandan fazla içilmesini önermiyorlarmış. Allahtan hep aynı olunca sıkılıyorum diye 1-2 fincan adaçayı ile içtiysem kalanlarını ıhlamur melisa vs ile demleyip içmiştim :) Bilmeden doğru birşey yapmışım ama bilmeyenler için yazmak istedim. Bazı çok masum bildiğimiz şeyler akla hiç gelmeyecek sorunlar çıkarabilir demek ki.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder