Kasım ayını bitirip döndük uzun yollardan, uzak kıtalardan. Döner dönmez yapılacak işler listemi daha gitmeden hazırlamıştım. Gel gör ki, arabanın muayenesini yaptırmaktan İstanbul Modern' deki Şahin Kaygun sergisini görmeye kadar onlarca madde içeren listem geldiğimden beri elimde benimle beraber hangi odaya gidersem gelmesine ve her dakika listeye ha bire yeni maddeler eklenmesine rağmen halen bir tek maddeyi bile tamamlamayı başaramadım, sağolasın JETLAG!
Giderken 2 günde alışmış ve çok zorlanmamıştık saat farkına ancak dönüşte resmen vurgun yemiş gibi olduk. Ne zaman uykumuzun geldiği, ne zaman kaçtığı belli değil. İkinci gün kendimi zorlayıp sabah erken kalkıp, gece de mantıklı bir saatte uyumayı başarınca havamı atmaya başlamıştım "hehee jetlag de kimmiş" diye. Ancak dereyi görmeden paçayı sıvadığım aynı gece saat 4'te hortlak gibi uyanıp 7'e kadar yatakta dönüp, "tamam yeter artık kalkıyorum" derken sızıp ancak öğlene doğru kalkmamla netleşmiş oldu. Üzerimdeki hali anlatmam mümkün değil. Vücut ritminin sarsılması ne acayip bir şeymiş. Uyku zaten allak bullak, üstüne üstlük uyanık olduğum zamanların çoğunda inanılmaz yorgun hissediyorum. Fakat bu halsizlik hali içinde olmayacak saatlerde kısa süreli enerji patlamaları yaşıyorum. Bu enerji patlamalarını da ancak bavulları açmak, çamaşır yıkamak ve yemek yapmak gibi mecburi işlere kanalize ederek evin yaşanırlığını sağlamaya çalışıyorum. Bunlar dışında 4 gündür ne yapıyorsun diyenlere verecek anlamlı tek bir cevabım yok :( Haa sadece son patlamalardan birinde yılbaşı süslerini ortaya döküp hızlıca evin sağını solunu süslediğimi inkar etmeyeceğim. Ama hızlı yaşadı genç öldü misali bu patlama saçma bir uyku bastırması ile aniden bitiverdi. Sonrası yine aynı azap aynı huysuzluk hali.
Bu yazıyı da uyanık kalmak için yazıyorum desem kızmazsınız umarım. Saat 18:30 ve ben neredeyse öğlen kalkmama rağmen başımı koysam uyuyacak haldeyim. Gel de anla :(
Diyeceğim o ki;
Sevgili jetlag, tamam tanışmamız ve misafirliğin belki kaçınılmazdı ama bence yeterli zaman geçirdik, bilirsin misafirliğin 3 günden sonrası bayar. Olmuş 4 gün sen hala bir 4 gün daha kalmayı planlıyor gibisin. Ayıp oluyor söyliyim. Bence bizi artık rahat bırak da düzenimize dönelim, bak listeler kabarıyor ve benim huysuzluğum da artıyor! Hadi güzelim başka kapıya hadi...



