Hıdrellez etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hıdrellez etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mayıs 2009 Salı



Bu gece Hıdrellez. Bu gece umutlarımızı, dileklerimizi saklandıkları yerden çıkarıp gül ağacının dallarına asmanın sonra da coşkuyla alevlerin üstünden atlama zamanı.

Şehir merkezinden uzak çalışmanın en çok bu yanından nefret ediyorum işte. Bu gece her yıl olduğu gibi yine herkes Ahırkapı'ya akın edecek, Hıdrellez'i kutlamaya. Bense o kadar uzağındayım ki şehrin burdan oraya varana kadar güller solmuş, ateşler sönmüş, Hızır da gitmiş olur, eminim. Acaba bu sene dileklerimin yanına seneye Hıdrellezi rahatça kutlayabileceğim bir yerde çalışmayı mı eklesem? Yoksa hiç çalışmamayı mı? :)

Bu dilek dilemek de ne zor iştir. İsteğiniz şeyi somutlaştırıp, kısa ve açıkca ifade edebilmek ne zordur -ya da bana öyle gelir. Fazla detaycı olduğumu iliklerime kadar hissederim. Ama dilek deyip geçemem yine de, bu iş de incelik ister :). Hani şu pek bilindik "hiç doymayan kuşum olsun" fıkrası vardır ya. Ondaki gibi işte, her an ağzınızdan çıkan şeyin kurbanı olabilirsiniz :) Bir de lafa geldi mi herkes "valla çok az şey istiyorum" der ama "söyle nedir" desen o küçücük istek dallanır da budaklanır. Hatta zaman zaman "yanyana olsun ama ikisi de cam kenarı olsun" a gelmiş bulabilirsiniz kendinizi.

Hıdrellezde ki dilek yöntemleri de bu noktada zorlayıcıdır. Ya dileğini bir kağıda yazacaksın 1-2 kelimeyle ve gül ağacına asacaksın ya da ağacın dibine gömeceksin, olmadı aynı ağacın dibine taşlarla istediğin şeyin resmini çizeceksin. Yıllar önce bir ev çizmiştim aynı sene evimi aldım. Bu son oldu. O gün bugündür gerçekleşmeyen dileklerim içinse nedense onları Hızır Amcaya iyice ifade edemediğimden şüphelenirim :) Hani şöyle güzel bir tablo çiziversem oraya, verandasında kocacığımın oturduğu, güneşin üzerinden battığı denize doğru bakan bir çiftlik evi ve bahçesinde huzurla çiçeklerimi koklayıp, domateslerimi toplayan ben. İşte şu resmi bir çiziverebilsem taşlarla sanki herşey oluverecek birden. Tek engel benim resim yeteneğim :)

Bir de güllerin soyundaki tükenmeye değinmeden geçemeyeceğim. Geçen sene sitede -ki peyzajı konusunda oldukça iddalı olduğunu söylemeliyim, iddialı ama 1 tane gül yok- gül bulmak için dört dönmüş en sonunda caddede ki marketin bahçesinde bulduğum gülle yetinmek zorunda kalmıştım. Gülü de ekmişler 20 cm2 yere, zavallı kalmış güdük çürük tek dalla. Dibi mi var ki birşey çizebilelim, dalı mı kalmış ki dileğimizi asabilelim. Mecburen 1-2 satır yazdık bir kağıda dibine bıraktık. Ama Hızır bu marketten alışveriş etmiyor sanırsam ki benim dileğin farkında bile olmadı :)

Olsun ben yine de severim Hıdrellezi. Hızır beni sevse de sevmese de :)

Hıdrellez barındırdığı coşkuyla, umutla ruhuma iyi gelir hep. Hızır'ın bereketiyle yıkanmak, dileklerime baharın doğurganlığının bulaşması fikri beni umutlandırır. Siz de bu gece umutlarınızı diri tutmak, duyularınıza, duygularınıza bereketin tohumlarını ekmek için Hızır'la randevunuzu kaçırmayın derim. Varsın güller az kalmış olsun, varsın üstünden atlanacak ateşler azalmış olsun. Umudunuz var ya, bu gece umudunuzla buluşun...

Fotoğraf : http://www.fotoritim.com