Gün bitmeden bu yıl 88. si düzenlenen Oscar yarışı ile ilgili bir kaç kelam da ben etmezsem eksik kalırım :)
Bu hafta pazartesi sabahı için planım geceden kaydettiğim Oscar Törenini uzun bir kahvaltı eşliğinde seyretmek ve haftaya keyifle başlamaktı. Aldım çayımı kahvaltımı ve başladım töreni seyretmeye. İşte benim Oscar izlenimlerim.
Öncelikle şunu bir özet gibi söylemeliyim. Bu sene bence filmler açısından zayıf ancak Akademi ve tören açısından tarihi bir yıldı. Gelelim nedenine :)
Bu senenin Oscar' ına damgasını vuran ve bu seneyi bize en çok hatırlatacak şey Leonardo DiCaprio' nun senelerdir alamadığı Oscar heykelciğine nihayet kavuşup kavuşamayacağı gibi görünse de bence bu sene Akademi tarihine en sosyal içerikli töreni düzenleyerek damgayı vurdu.
Oscar adayları açıklandığında ortaya çıkan siyahi aday olmaması durumunun alevlendirdiği ırkçılık tartışmaları genişleyerek aslında film endüstrisinde çeşitliliği desteklemeyen ve tüm ırklara, cinslere fırsat eşitliği sunmayan katı bir yapısı olduğu, "beyaz adam" değilseniz şansınızın nasıl dramatik şekilde düştüğü gibi konularda açılım yaparak büyüdü de büyüdü. Bunlar ülkemiz basınına pek yansımasa da Amerika'da ciddi bir ses buldu kendine.
Törenin açılışı ile beraber Akademinin de artık bu konu ya da belki başka bir bakış açısıyla baskıya sessiz kalamayacağı anlaşıldı. Sunucunun sunum performansı pek tatmin edici olmasa da bir siyahi olarak yaptığı konuşmanın ana vurgusu ayrımcılıktı. Tören boyunca devam eden espriler, klipler ve sunumlar hep bu konu odaklıydı.
Şimdiye kadar genelde bu tür konulara deyinen filmlere ödül vererip araya da bir kaç üstü örtülü espri sıkıştırmaktan öte sosyal tavır göstermeyen, genelde dolaylı ifadeyi tercih eden Akademi bu sene kendini aşarak törenin ana konseptini ayrımcılık olarak belirlemiş ve direk bu konuya odaklanmıştı. Ancak asıl vurucu nokta törenin en heyecanlı noktasında da Akademi Başkanı Cheryl Boone Isaac' in yaptığı konuşma ile üyelerine tavrını ve talebini resmen deklare etmesi oldu bence. Benzeri yaşanmış mıdır bilemiyorum, bilen varsa iletsin lütfen ancak benim hatırladığım hiçbir törende böylesi bir konuşma yer almamıştı.
Boone Isaac'in tüm salonu "sizden, hepinizden bahsediyorum" diyerek olaya dahil ettiği, orijinalini aşağıda bulabileceğiniz ve bence son derece başarılı konuşması için şu iki cümlenin fikir vereceğini düşünüyorum. Birebir çeviri değildir ancak kelime dizimleri farklı olsa da ifade olarak söylediklerinden alıntıdır.
- Sinema endüstrisi de seyircisi kadar çeşitli olmalıdır.
- İş burada kafa sallayıp onaylamakla bitmiyor, bizler yaptığımız işlerde tavrımızı koyup aksiyona geçmeliyiz ki işler değişsin
Akademinin ayrıcımcılık ve ezilenlerden yana gösterdiği bu güçlü tavrın yanı sıra ödül alanların da güçl mesajları vardı ve sanırım en büyük vurgu "insan oğlunun çevreye verdiği zarar" konusunaydı. Mad Max filminin çeşitli ekiplerinden, Leonardo DiCaprio'ya kadar bir çok kişi iklim değişikliği ve çevreye insan eliyle verilen zarara dikkat çekti.
Buna bir de dolaylı mesajları ekleyelim ki bence Spotlight filmine verilen En İyi Film Oscar'ı tam da böyle bir günah çıkarma ödülüydü. Evet filmi seyrettim, evet konu çok vurucuydu ancak kurgu, oyunculuk, yönetmenlik,ses, efekt, görüntü,kostüm ya da aklıma gelen sinema ile ilgili gelebilecek hiçbir açıdan benzerlerinden hiçbir farkı yoktu. Buna rağmen En büyük Oscar'ı o aldı. Bu da Akademinin sıkça yaptığı dolaylı tepki gösterme vakalarından biriydi bence.
Bütün bunlar bir araya geldiğinde gözardı edilemeyecek yoğunlukta bir sosyal mesaj bombardımanıydı bence bu seneki Oscar Töreni. Eminim Amerikalı kendi işine gelmeyeni yapmaz, bu da bu zamanın iyi satanı diyenleriniz çıkacaktır, doğru da olabilir ancak yine de böylesi büyük bir kitleye ulaşan dünya çapında bir yayında eğlencenin yanında bu konulara yer açılmış ve önem verilmiş olması bile önemli bir hareket bence.
Filmlere gelirsek Spotlight' ın En İyi Film Oscar'ını alması dışında önemli bir sürpriz yoktu bence. En İyi Erkek Oyuncu yarışında Eddie Redmayne' e yazık oldu demeden de geçemeyeceğim.
Gelelim Oscar'ın olmazsa olmazına :) Bir bayan olarak tabii ki kıyafetlere kayıtsız kalmadık.
İşte benim favorilerim :
Bunlar da çok yazık olmuş dediklerim ki beni en çok hayal kırıklığına uğratan Heidi oldu :(






Hiç yorum yok:
Yorum Gönder