walking etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
walking etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Kasım 2013 Salı
I'm on a diet !!!
Eh bütün yaz yaydık, yedik, içtik, yattık. Artık son noktaya gelmiş bulunuyoruz, 60 kg!!!
Dönüşe geçme zamanı gelmiş bile.
Zaman boğazını tutup, kıçını kaldırıp hareket etme zamanı...
Aslında tanıyanlar bilir, çok kötü beslenen biri değilimdir. Sadece işten ayrılmamı takiben girdiğim relax modda porsiyon kontrolünü bırakıp biraz da alkolü arttırınca başa gelmiş olan bir "5 kg fazlam var" durumundayım :)
Fakat gel gör ki bu gidişin dönüş aynı yoldan olmuyor, yani porsiyonları kontrol edip, alkolü azaltayım dediğinizde 5 kiloyu zırt diye veremiyorsunuz. Ya da belki bazıları için bu yol işe yarayabilir ama bu aralar benim zihnim bu kadar light bir değişim ile kilolarla vedalaşmaya ikna olacak modda değil. Pek bir rahat, pek bir hovarda :) Kendi haline bırakılası durumda değil. İlla ki disiplin, illa ki askeri rejim istiyor.
Ben de madem öyle deyip, fena halde sıkı bir diyete başladım. Hatta benim standartlarıma göre fazlasıyla sıkı :) Hadi hayırlısı diyeyim...
3 gün boyunca öncelikle ödem azaltıcı (su atıcı bir liste) uygulayacağım. Bir nevi detoks denebilir bu 3 güne. Fena halde kısıtlı ve nerdeyse serumla beslenme modunda şeyler yiyeceğim :) Sonra liste haftanın hemen hemen her günü değişen bir haftalık bir hal alacak. İkinci hafta bu 3 güne göre kesinlikle daha rahat geçecek eminim.
Bu arada bir süredir devam ettiğim açık hava yürüyüşlerimi artık biraz daha düzenli yapmayı hedefliyorum. Sesli kitaplarım oldukça uzun uzuuuun yürüyebilirim gibi geliyor, bakalım göreceğiz.
Diyet yapmanın en zor kısmı ise evde olmadığım zamanlar. Bugün, yürüyüşüm sırasında çalan telefonun diğer ucundaki pek sevgili ve pek özlenmiş arkadaşlarımdan gelen bir "Anish Kapoor sergisini gezelim" teklifi var önümde. Ah keşke şu en zor olan 3 güne rastlamasaydı diyorum ama reddetmek de aklımın ucundan geçmiyor :). Bu akşam aynı diyetten daha önce geçmiş tecrübeli kuzenime soracağım bakalım, öğlen öğününü dışarda nasıl hallederim diye. Çözeceğiz bir şekilde, zira ay sonunda bir yapacağımız Kıbrıs seyahati öncesi sevgili 5 kardeşten en az 2-3'ü ile vedalaşmış olmayı umuyorum :)
30 Ekim 2013 Çarşamba
Sonbahar güzellikleri ve "sesli kitap" keyfi
Tatile çıkmadan önceki son günümüzde de böyle olmuştum :) Hava o kadar güzeldi ki, canım kesinlikle iş yapmak istemedi. Hazırlanmak için bekleyen valizlerin önünden boş boş bakarak geçip durduğum gün boyunca kendimi balkondan içeri sokamadım. Güneş, renkler, kokular öyle güzeldi ki, içeride olmak hele de iş yapmak hiç cazip gelmiyordu. Çay, kahve, yemek derken tüm günü elimde bir kitap ve laptop' ım ile balkonda tüketip hava karardıktan sonra gece yarısına kadar ütü yapıp çanta hazırlamıştım.
![]() |
| Çocukken ne çok yerdik bu tavşan elmalarını :) - by MRA |
İyi ki de öyle yapmışım, daha kaç tane böyle güzel gün olacak ki kışa kadar derken :) Bu sabah da benzer bir havaya uyandık, üstümde de benzer bir ruh hali :)
Yalnız bu sefer saatlerin geri alındığı ve günlerin oldukça kısaldığı gerçeği karşımda dikildiği için seçimimi balkondan değil, sokaktan yana kullandım ve kendimi güzel bir yürüyüş için hazırladım.
Eşofman - tamam
Spor ayakkabı - tamam
Sesli Kitap (Audio Book) - tamam
Su - uğrayıp marketten alınacak
ve attım kendimi dışarı.
![]() |
| Sonbahar ne güzel süslemiş heryeri - by MRA |
Önce evin civarında yarım saat kadar dolaşıp sonbaharın güzelliklerini seyrettim. Hava, renkler, yollara düşmüş yapraklar, ağaçlar ahhhh herşey çok güzeldi. İşte bu benim sevdiğim sonbahardı. Havayı bol bol içime çektim, güneşi tenime depoladım, yürüdüm yürüdüm.
Dışarda olmak o kadar hoşuma gitti ki dolaşa dolaşa vardığım yürüyüş parkurunda da üstüne 1,5 saat kadar tempolu yürüyüş yaptım. (Eşim arayıp işleri için 1-2 konuda yardım istemese hala da eve dönmeye niyetim yoktu :) )
![]() |
| Bizim yürüyüş yolu - by MRA |
Tüm bu keyifli anlar esnasında Dan Brown - The Lost Symbol kitabından da en az 10 bölüm dinledim.
Bir taşla 4 kuş diye buna derim. Hem spor, hem açık hava, hem ingilizce pratik hem de kitap okuma aynı anda :)
İşte bu yüzden sesli kitap (audio book) olayını herkese şiddetle tavsiye ediyorum. Her kitabı ücretsiz bulmak çok kolay olmasa da, Türkçe yayın çok az olsa da, iş yaparken, yürürken, araba kullanırken ya da kitabınızı taşıyamayacağınız yerler için harika bir olanak bence sesli kitap dinlemek. Bir deneyin çok memnun kalacağınızdan eminim. Normalde kitap okumaya hiç uygun olmayan anlarınızda bile bunu yapabilmek çok hoşunuza gidecek eminim. Bir de sesli kitaplar bana çocukken dinlediğimiz radyo tiyatrolarını anımsatıyor ki o da tatlının kaymağı oluyor diyelim :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



