decoration etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
decoration etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ocak 2015 Pazartesi

40 Yıllık Mutluluk Kutlaması


Uzun bir ara oldu yine. Bu arada koca bir yıl bitti, yenisi başladı. Takvimlerde sadece bir tek sayfa çevirdik belki ama ömürlerde koca bir yıl daha devirdik.

Zamanın ne kadar hızlı geçtiğini sık sık hatırlatacak bir sene olacak yeni gelen. Bu sene hem 40 yaşımı kutlayacağım hem de bunun sevdiceğimle geçen 15'ini.

İşte böylesi bir senenin habercisi de kendi gibiydi. Yeni yıla girdik gireceğiz derken, 28 Aralık gecesi annem ile babamın 40. evlilik yıl dönümünü kutladık. Koca bir aile olarak yanlarındaydık. Yanlarında olamayan onlarca eş, dost, akraba ise video kayıtları ile anlattılar 40 yıllık tanıklıklarını. Evet gecenin en büyük sürprizi buydu onlar için. Hiç beklemedikleri bir anda ekranda akmaya başlayan tanıdık yüzlerin her biriyle ayrı ayrı şaşkınlık yaşayıp, her yenisi ile bir sevinç çığlığı fırlayıverdi ağızlarından. Onlar için olduğu kadar bizler için de duygu dolu anlardı.







Benim canlarım her zaman, çok sevilen, herkeslerden ayrı yerleri olan dostlar, akrabalar oldular çevrelerindekiler için. Dokundukları herkeste ayrı bir izleri kalır biliyorum. Ama gerek videolarda onlar için dile getirilenlerden gerekse o videoları toplama sürecinde yaşadıklarımdan bunun ne kadar içten, ne kadar güçlü olduğunu bir kere daha gördüm. Onların evladı olmaktan gurur duydum. İnşallah biz de onlara layık evlatlar olabiliyoruzdur dedim.

Ve sevgili dostlar, akrabalar; benim ikinci annelerim,babalarım, kardeşlerim iyi ki varsınız. Sizler olmasanız bu güzel sürprizi gerçekleştiremezdik. Sağolun varolun.







Gecenin bu duygu dolu sürprizi unutulmazlık açısından zirveye kurulsa da geceyi şenlendirmek için ufak tefek başka projelerim de oldu tabii :)


İş önce yemek masamızın dekorasyonuna ufak tefek dokunuşlar yapma fikriyle başladı. Bir yandan hoş bir şeyler olsun derken bir yandan da çok şatafatlı olsun istemedim. Bizimkiler sevmez öyle fazla gösterişli şeyleri. Tam renk ve tema konusunda tırmalarken kuzenim Gamsız Böcük internetten 40. Yılın "Yakut Yıl" olduğu bilgisine ulaşıverdi. Yaklaşan yılbaşı sebebiyle kırmızı konusunda kolayca bir şeyler bulacağıma ikna olarak renk olarak kırmızıda karar kıldım.

Bu aşamadan sonra bir İkea ve Eminönü ziyareti ile kırmızı mumlar, peçeteler, ışıklar, asılacak ponpon, keçe ve kartondan kalp süsleri gibi hazır bazı şeyleri toplayıverdim.







Beyaz dantel şeklindeki kağıt altlıkları çok severim ve bunlarla yapılan detayların az eforla şık sonuçlar ortaya çıkardığını geçen sene bizim küçük kraliçenin doğumgünü süslemelerini yaparken test edip onaylamıştık. Ben de süslemelerde bunları kullanmayı düşünüyordum ama nasıl olacağına karar verememiştim. Tam bu esnada bir gün kuzen kahveye geldi :) Döktük eldeki kağıt kurdela ne varsa ortaya ve birkaç denemeden sonra mumları ve peçeteleri aşağıda göreceğiniz gibi basitçe süslemeye karar vermiştik bile. Sadece peçetelerin ortasındaki 40 yazan kısımları ayrıca etiket olarak hazırlayıp bastırmam yetti.






Aklımda olan bir diğer fikir ise banner yapmaktı ve bunun için internetten bulduğum yüksek çözünürlüklü bir wallpaper temel desen oldu ve bastığım herşeyde bu deseni kullandım.








Süsleme işlerine kafa yorarken bir yandan da gelenlere hatıra olarak vermek için bir şeyler bulmaya çalışıyordum.  Aslında biz bizeydik eşim, kardeşim, eşi, dünürler falan ama işte gün özel ya, yapılacak illa birşey :)).

Aklımda günün anlam ve önemini vurgulayan özel bir şarap şişesi etiketi tasarlayıp, hediye olarak şarap vermek vardı.









Tam o günlerden birinde annem telaşla aradı ve "kızım biz hiçbir hazırlık yapmadık, tam da yılbaşı üzeri gelenlere ufak bir şeyler mi alsak" dedi. Aklımda şarap fikri olduğu için onu söyledim. Hatta o anda gelen ilham perisi ile fikri biraz daha genişlettim. Ve konuşmanın sonunda şarap, bahçemizin zeytinyağı ve 40 yıllık hatırı için de 1 paket kahveden oluşan bir paket hazırlamaya karar verdik. İçine de şöyle bir teşekkür ve hatıra notu yazacaktık :)








Banner için kullandığımız desen burada da baz oldu, şarap ve zeytinyağı şişelerine arka ön farklı etiketler tasarladım. Ön taraflar benzer arka taraflar biraz esprili olacak şekilde :)








İşe başlarken özellikle etiketlerin baskısı gözümü korkutmuştu. Hatta sırf bu yüzden görsellerin hazırlanmasını falan kendim yapabileceğimi bildiğim halde baskı kısmını beceremem diye profesyonel birinden fiyat almıştım.







Fakat sonra kafamdakini (ki o anda ne istediğimi de bilmiyordum :)) birine anlatıp yaptırma sürecinin sancısını düşününce bundan vazgeçtim ve herşeyi kendim yapmaya karar verdim. (biraz kontrol manyağıyımdır da üzerinize afiyet :))








İyi ki de öyle yapmışım, hiç bir aşaması korktuğum gibi zor olmadı. Biraz Photoshop, biraz Typic ile görseller hızlıca hazır oluverdi ve kolayca da basılıverdi. Ayrıca fiyat olarak da bana gelen teklifin üçte birine hepsini yapmış oldum.







Son olarak Eminönün' den aldığım karton torbaları da peçetelere benzer süsleyip içlerini doldurunca hediyeler sunuma hazır oluverdi









Dekorasyon ve hediyeler hazırlanırken işin eğlence kısmı için de fotoğraflar çekilirken kullanılır diye 40 şeklinde karton gözlükler yapmaya karar vermiştim (fikir için Pinterest sağolsun :)).

Bir tek bu kısım planladığım kadar kolay olmadı :) Zira kalın kartonu düzgün şekilde kesip biçmek makas, falçata, ya da kretuar farketmiyor yapması zor bir şeymiş :) Bir de beyaz kartona renk bastırmak hataymış, kesince kenar kalınlıkları beyaz beyaz görünüp hataları daha çok gösterdi. Neyse ki gazlı kalemle yaptığım müdaheleler ile bu sorunu da aştım. Fakat gel gör ki 8 tane hedefledim ancak sadece 2 tane yapabildim :) Parmaklarım ormanda 2 gözlük gücündeymiş meğersem :)))  Ben de hemen B planını uygulamaya sokup kalan aksesuralar için Eminönü'ne başvurdum.





İşte benim de yılbaşından önceki son günlerim bu hazırlıklarla geçti. Yaptığım her şeyden büyük keyif aldım. Annem ve babamın mutluluğu ise bana en güzel yeni yıl hediyesi oldu.
,



17 Aralık 2014 Çarşamba

Yılbaşı Kafası







Bir önceki paylaşımımda aktardığım gibi yılbaşı ruhu bu sene bizim eve fena dadandı :))

Çocuk ruhuma oyun oldu bu durum, inanılmaz eğleniyorum. Ancak zannetmeyin ki habire alışveriş yapıp bir sürü yılbaşı süsü alıyorum benimki tam tersine evde, yolda hatta dün genişlettiğim alanımla :) çöpte bulduklarını topla getir ve onları yılbaşına moduna sok şeklinde.






Hiç birşey almadım dersem yalan olur, işte para harcadıklarım:


  • Tanesi 5 liradan 2 tane 10 metrelik sarı ışık ki bunları yıl başı dışında kullanmayı planlıyor ve istiyordum ama böyle şeyler ancak yılbaşı döneminde çeşitleniyor ve ucuzluyor. Ben de son Eminönü seyahatimde istediğim renk ve fiyatta bulunca alıverdim.
  • 10 mt si 2 TL'ye kırmızı kurdela, bu da Eminönü' nden
  • Büyük boy 7 TL, küçük boy 3 TL'den kırmızı silindir mumlardan 2 büyük 2 küçük toplam 20 TL, İkea'dan.


Yani toplam 32 TL harcamışım.







Bunun dışında süslemede kullandıklarım

  • Eski kutlamalardan kalma (örneğin küçük boy çam ağacı ve üzerindeki süsleri sanırım 7-8 sene önce bir indirimden almıştım, keyfim geldiği seneler yılbaşı ruhu çağırma seanslarımızda kullanmışızdır :) )
  • Çok önceden alınmış ve bir gün kullanılır diye saklanmış (örneğin 2 çam ağacı şeklinde yaldızlı mumu bir Boyner indiriminde tanesi 2 ya da 3 TL ye almış bir kenara koymuştum)
  • Eve yılbaşı dışı bir amaçla alınmış ya da gelmiş, tahta salata kasesi, nikah şekeri bisikleti vs
  • Hediye gelmiş
  • Hediye paketinin :) bir parçası olarak gelmiş (kahverengi vazonun içindeki dallar ve parlak kalpler, paşabahçe paketlerinden kalma kırmızı keçe kar tanesi ve kurdelalar)
  • Birileri atarken el koyulmuş 
  • Bağlardan bahçelerden hatta dün yaptığım gibi yüryüşe gittiğim parkurun çevresindeki bitkilerin budanıp çöpe konmuş parçalarından oluşan
objelerdi.






Çoğunlukla doğal malzemeler kullanmak, basit ama dekoratif aranjmanlar hazırlamak, evimin mis gibi çam kokması ve buna neredeyse yok denecek kadar az para vermiş olmak yılbaşı ruhumu körükledikçe körüklüyor doğrusu :)






Size de çevrenizdeki parkları bahçeleri kollamanızı öneririm, evinize çam kokusunu taşımak için illa çam ağacınız olması gerekmiyor, budanmış bir iki dalı evinizin sağına soluna serpiştirip, tavşan elmaları ve kırmızı kurdelalar ile süsleyip yılbaşı havasına kolayca sokabilirsiniz.

Kendime atamadığım ıvır zıvırlar için çoğunlukla kızarım ama bu yılbaşı öncesi tuhafiye ve elişi kutularıma göz atıp kulanabileceğim bir sürü şey bulmak beni pek memnun etti doğrusu.







Yalnız şunu da söylemeliyim. Bahsettiğim bu ıvır zıvırlar bir ayakkabı kutusundan büyük yer kaplamıyor :) Ortada görünen mumların altlıkları, tabaklar vazolar falan zaten evin kullanılan eşyaları, ben sadece ihtiyaç olduğundan onları değiştirecek kurdelalar, keçe süsler, küçük uğur böcekleri gibi yükte hafif pahada ağır :) şeyleri atmıyor ve ihtiyaç olduğunda kullanmak üzere bir kutuda topluyorum. 

Aman diyeyim ıvır zıvır biriktirme işinde dikkatli olun :) evlerin nasıl bir hızla kontrolden çıkacak şekilde dolabildiğini bilmek toplayıcılık konusunda beni hep korkutmuştur :)







Yaptıklarımın bazıları için pinterest veya Instagram'dan ilham aldığımı söylemeliyim. Instagram' da #yılbaşıkafası #yilbasidekorum #christmasdecoration gibi hashtagleri takip ederek ya da benim instagram sayfam üzerinden takip ettiğim kişileri inceleyerek siz de kolayca uygulayabileceğiniz fikirler bulabilirsiniz. 





İşte bizim evde geçirmeyeceğimiz :)) yılbaşının hazırlıkları bu şekilde sürüyor.

Sizlerde durum nedir?




21 Ağustos 2013 Çarşamba

That's the way aha aha I like it...

"It's always best to decorate in layers. Not everything in a room has to get done right away. And usually I like a room that's been decorated slowly, over the course of many years, much more than a room that was done in a week. Ideas and pieces for a space will emerge over time because you'll have the chance to actually live in and use the room."

Alıntı: http://littlegreennotebook.blogspot.com

26 Mart 2013 Salı

Bahar sofrası


Pazar akşamı yemeğe misafirimiz vardı. Sevgili eşimin yıllardır her fırsatta sevgiyle andığı ama gel gör ki bir türlü tanışma fırsatını bulamadığım bir dostunu ağırladık. Çok keyifli bir geceydi.

Gecenin bu posta konu olan kısmı ise aynı gece için hazırladığım ve içimdeki baharı taşımaya çalıştığım masa olacak :)

Cumartesi günü kongrede olduğum için ancak akşam eve dönerken alışveriş yapma fırsatım oldu. Aklımda Kadıköy'e gidip balık pazarından alışveriş yapmak vardı ama cumartesi trafiğinde gözüm oralara kadar gitmeyi yemedi. Yolumun üzerindeki Ataşehir Migros'a uğradım.

Birkaç turda yemek için gerekenleri almıştım ancak alışverişim bitmiş olmasına rağmen ayaklarım beni kasa yerine ev eşyaları satan reyona yönlendirdi. Baharın etkisiyle sanırım, canım çiçekli böcekli bir sofra kurmak istiyordu. Şöyle pembelere bulanasım vardı ama ne yazık ki benim bu renklerde mutfak eşyam da, örtüm de, aksesuarım da yoktu :(

Yine de süslü yanıma yenik düştüm ve kap kacaklar arasında gezinmeye başladım.

Yemekte şaraba eşlik etsin diye çok güzel peynirler almıştım, aklımda güzel bir peynir tabağı yapmak vardı. Bir yandan da düğün hediyesi olarak gelen peynir kesme setimi kullanmak için yer arıyordum :) Hayalimde güzel bir tahta bulup servisi bunun üzerinde yapmaktı. İşe burdan başladım. Aslında Migros bu tür şeyler almak için tercih edilecek son yer -en azından benim için- ancak o saatte ordan başka bir yere gidecek ne vaktim ne de halim vardı. Ben de ne çıkarsa bahtıma deyip başladım bakınmaya.

Benim kesicilerin kulpları koyu renk (aşağıda) ancak bu renge uygun birşey yoktu. İnsan hiçbirşey beğenmeyince hiçbirşey almaz di mi? :) Yok olur mu? Ben illa alacağım diye kafaya koydum ya, uymazsa değiştiririm diyerek bir tanesini aldım.


Peynir Tahtası seçelim- by MRA

Yukarıdaki fotolarda göreceğiniz üzere aslında çok da fena değildi (sağ üst, koyu renk olan) ancak eve gelip sofrada deneyince çok yüksek oluduğu için kaba durdu. Aldığıma pişman söylenirken dolapta uzun zaman önce hediye gelmiş ve henüz açmadığım bir bıçak seti ile gelen kesme tahtasını hatırladım. Hemen açıp onu denedim. Renk olarak ilki kadar uyumlu görünmese de sofraya daha çok yakıştı. Sonra üzerine peynirler üzümler falan gelince rengin çok farklı olduğu da çok dikkat çekmedi zaten.

Tahtadan sonra seramiklerin olduğu kısma gelmiştim ki Laçin'in şu yazısında bahsettiği aşağıdaki puantiyeli kapları gördüm. Çok beğenmiştim ancak mevcuttaki renkleri aklımdakine uymadı :(  Ben şöyle pembeli birşeyler hayal ediyordum ama maalesef yoktu.


Biraz bakındım belki küçük bir kase, mumluk falan işime yarayacak birşey bulurum diye ama bulamadım. Çok para harcamak da istemiyordum zaten iyi oldu :)

Ama inadımdan vazgeçmedim. Şansım da yaver gidince Papia'nın aşağıdaki pembeli güzellerini peçete reyonundan bana göz kırparken gördüm.




Eh dedim bir de eve giderken çiçekçiden pembe birşeyler bulursam bir şekilde bu işi kotarırım.

Yolda, evde pembelere uyacak neyim var diye düşünürken sevgili arkadaşlarımdan birinin düğün hediyesi olarak getirdiği aşağıdaki servisler aklıma geldi. Sağolasın Çidocum.

Hediye Ciciler- by MRA
Eve dönünce hemen sağda solda aklıma gelmeyen neler var diye bakınırken işe yarayabilecek 2 ayrı mumluk buldum. Bir arkadaşımın nikah şekeri olan 2 adet küçük cam yeşil ve bir tane de üstündeki süsler dökülündükten sonra temizleyip bir gün işe yarar diye kaldırdığım düz cam mumlukları aldım ve geçtim süsleme işine :) Peçetelerden birini kesip şefaf mumluğun çevresine geçirebileceğim bir boru yaptım, kılıf gibi geçirip mumu da yakınca gayet şirin oldu. Diğerlerine ise düğün de süsleme işlerinde kullanırız diye aldığım -ama kullanmadığım- kurdela pembe çiçekleri geçici olarak patafix ile tutturarak biraz renk kattım.

Son olarak pembe karanfilleri de Ikea vazoya yerleştirince yaptıklarımdan memnun hazırlıklarıma ertesi gün devam etmek üzere ara verdim.

DIY sofra süsleri- by MRA

Yarım saatimi bile almayan bu küçük dokunuşlar sonucunda ortaya aşağıdaki sofra çıktı. Koştururken pek güzel fotoğraflar çekemedim ancak sanırm fikir vermiştir.

Bahar tadında sofra - by MRA
İyi ki çok paralar vererek o anın hevesi ile bir sürü şey almamışım. Ufak tefek dokunuşlarla birşekilde eldekileri değerlendirerek gönlümdeki bahar havasını yakalamak, bana bu işi para harcayarak yapmaktan daha fazla keyif verdi.

Bahar dolu bu sofrada çok güzel bir gece geçirdik. Geç tanıdım ama çok sevdim misafrimizi.

Sağolsun, bir de son zamanlarda çok istediğim birşeyi hiç de bilmeden, hediye getirmiş bana :) Tatammm...


Döküm tava - by MRA

Çok çok severek kullanacağıma eminim.

Ah bahar sen ne güzel birşeysinnn :)