diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Kasım 2013 Pazar

Kasım ayının 3. pazarından bildiriyorum


by Pop Gallery
thepopstudio.com/gallery/show/easy-like-sunday-morning/


Uzun ve mutlu bir kahvaltı ile başladık güne, hava bir harikaydı, açtık pencerelerimizi sonuna kadar, çektik havayı içimize.

Kahvaltı demişken, diyet devam ediyor tabii. 3 günlük ödem çözücü ve en zorlu kısmın sonrası 1 gün daha ama farklı formül ile ödem çözücü, 2 gün yağ yakıcı, 1 gün hızlandırıcı ve 2 gün yağ yakıcı ve 1 gün daha ödem çözücü şeklinde devam eden bir grup listeye başladım. Artık farklı bir şeyler yediğim için mutluyum :) Bu arada ilk 3 günü de zor geçirmediğimi söylemek isterim. 3. günün sonunda açlık hissettiğim 1 dakika bile yaşamamıştım ancak 3 gün boyunca aynı şeyleri yemiş olmaktan sıkılmıştım, bittiğine sevinmem bundan...

Günlük yürüyüşlerimi de düzenli olarak yapıyorum. Geçen hafta dışarıda yürüyüş yapmadığım sadece 2 gün geçti. Bunlardan birinde de evde 45 dakika powerwalk yaptım. Eskiden zorla dışarı sürüklediğim bünyem artık kendisi dışarı çıkmak ve uzun uzun yürümek istiyor :) Bunda yürüyüş sırasında heyecanla dinlediğim sesli kitapların da payı var tabii :) Geçen hafta kocaman bir ingilizce kitabı daha devirmiş oldum :) mutluyum, gururluyum :) Birazdan önümüzdeki hafta için yeni bir tane seçip indireceğim.

Bu sabah itibari ile tartı 57,6 kg gösteriyor, yapılanlar işe yarıyor yani :)

Öğlen Şirinlik Muskası Yeşilköy' ü gezmek için aradı ancak bugünü eşimle beraber evde geçirmeyi ve bir yandan da haftalık yemekleri bugünden yapmayı planladığım için bu sefer gezisinde kendisine katılamadım.

Sabah kahvaltısını takiben bir yemek maratonu başladı :) Komik olanı hiçbiri benim yiyeceklerim değildi.
Çalıştığım zamandan kalma bir alışkanlık herhalde, pazar günleri mutlaka o hafta için yemek pişiririm. Üstüne de -hele ki eşim evdeyse- mutlaka bir kek, börek, poğaça türevi yapıp akşam çayını öksüz bırakmam.

Bugün de farklı olmadı. Önce yemekler, sonra börek derken yemek işleri bitince bir diğer pazar klasiği olan kanepede laptop'ı kucaklayıp surfe başladım. Eşimde yanımda bilgisayarında işle ilgili bir şeyler kurcalıyor.

Bir yandan radyo çalıyor, bir yandan tarçınlı sütümle yulaflı bisküvimi kemiriyor bir yandan da blogumu yazıyorum. Klasik bir pazar devam etmekte yani.

Siz neler yapıyorsunuz? Nasıl geçti/geçiyor pazar gününüz?


12 Kasım 2013 Salı

I'm on a diet !!!



Eh bütün yaz yaydık, yedik, içtik, yattık. Artık son noktaya gelmiş bulunuyoruz, 60 kg!!!

Dönüşe geçme zamanı gelmiş bile.

Zaman boğazını tutup, kıçını kaldırıp hareket etme zamanı...

Aslında tanıyanlar bilir, çok kötü beslenen biri değilimdir. Sadece işten ayrılmamı takiben girdiğim relax modda porsiyon kontrolünü bırakıp biraz da alkolü arttırınca başa gelmiş olan bir "5 kg fazlam var" durumundayım :)

Fakat gel gör ki bu gidişin dönüş aynı yoldan olmuyor, yani porsiyonları kontrol edip, alkolü azaltayım dediğinizde 5 kiloyu zırt diye veremiyorsunuz. Ya da belki bazıları için bu yol işe yarayabilir ama bu aralar benim zihnim bu kadar light bir değişim ile kilolarla vedalaşmaya ikna olacak modda değil. Pek bir rahat, pek bir hovarda :) Kendi haline bırakılası durumda değil. İlla ki disiplin, illa ki askeri rejim istiyor.

Ben de madem öyle deyip, fena halde sıkı bir diyete başladım. Hatta benim standartlarıma göre fazlasıyla sıkı :) Hadi hayırlısı diyeyim...

3 gün boyunca öncelikle ödem azaltıcı (su atıcı bir liste) uygulayacağım. Bir nevi detoks denebilir bu 3 güne. Fena halde kısıtlı ve nerdeyse serumla beslenme modunda şeyler yiyeceğim :) Sonra liste haftanın hemen hemen her günü değişen bir haftalık bir hal alacak. İkinci hafta bu 3 güne göre kesinlikle daha rahat geçecek eminim.

Bu arada bir süredir devam ettiğim açık hava yürüyüşlerimi artık biraz daha düzenli yapmayı hedefliyorum. Sesli kitaplarım oldukça uzun uzuuuun yürüyebilirim gibi geliyor, bakalım göreceğiz.

Diyet yapmanın en zor kısmı ise evde olmadığım zamanlar. Bugün, yürüyüşüm sırasında çalan telefonun diğer ucundaki pek sevgili ve pek özlenmiş arkadaşlarımdan gelen bir "Anish Kapoor sergisini gezelim" teklifi var önümde. Ah keşke şu en zor olan 3 güne rastlamasaydı diyorum ama reddetmek de aklımın ucundan geçmiyor :). Bu akşam aynı diyetten daha önce geçmiş tecrübeli kuzenime soracağım bakalım, öğlen öğününü dışarda nasıl hallederim diye. Çözeceğiz bir şekilde, zira ay sonunda bir yapacağımız Kıbrıs seyahati öncesi sevgili 5 kardeşten en az 2-3'ü ile vedalaşmış olmayı umuyorum :)