Bugün yine pazartesi. Haftasonları ne kadar kısa. Aklımdakilerin yarısını yapamadan geçip gidiveriyor. Cuma akşamı ne güzel 2 gün bir sürü şey yapıcam derken bir baktım pazartesi sabah işe gelmişim.
Cuma akşamına geri dönmek istiyorum. Ne güzel hafta bitti diye sevinçle annem ve babamla yemek yemek için eve gelmiştim. Keyifli yemek ve sohbetten sonra onları eve uğurlayıp cumartesi için planlar yapa yapa yatmıştım.
Yılbaşından hemen sonra yolda yağmur suyu ile dolduğu için göremediğim bir çukura düşmüştüm. Sonrasında yavaş yavaş arabanın gidişi bir değişmişti. En son geçen hafta uzun yol gidince baktım arabanın elden geçme zamanı gelmiş. Cumartesi sabah erkenden arabayı servise verdim. 2 saat sonra olan cilt bakım randevuma kadar soğukta sokaklarda dolaşmak istemedim. Eve döndüm, sevdiceğimle kahvaltımızı ettik. Sonra onu evde bırakıp güzellik salonuma doğru yola çıktım. Uzun süredir cildimi emanet ettiğim Yetkin Hanım beni bekliyordu. Yaptığı bakım ve masajla beni bayağı şımarttı.
Ordan çıkıp pazar günü için planladığım DIY (Do it yourself) projem için Kadıköy'deki kırtasiyeleri gezmeye başladım. Plan şöyleydi aşağıda resmi olan Ikea'dan tanesi 1,5 TL' ye aldığım karton kutuların üzerine odamın renklerine uygun desenler yapacaktım.
Şöyle bir bakınca en hesaplı ve kolay yöntemin stencil yapmak olcağına karar verdim. Daha önceden başka şeyler için aldığım akrilik boyalarım vardı. Haftaiçinde fırsat bulduğum kısa anlarda internetten bulduğum çeşitli desenleri photoshop da biraz oynayarak stencil olabilecek hale getirmiştim. Bir tek kretuar bıçağına ihtiyacım vardı. (normal maket bıçağı ile denedim ince yerleri kesmek çok zor oluyor) Tabi mağazalara girip çıktıkça ve yeni şeyler gördükçe aa şunu da alsam bunu da alsam derken listeme 1-2 şey dada eklemiş oldum ama temelde ana fikirden sapmamayı başardım.Yoldan çıktığım tek an önünden geçtiğim bir kozmetik dükkanına göz kalemi almak için girmek oldu. 1 tek göz kalemiyle başlayan maceram 3 cilt bakım ürünü (3 alana 1 bedavaydı), 4 kalem, 1 eye liner, 2 ruj ile son buldu. Hediye olarak da cilt bakım ürünlerinden birini, 2 ruj ve 1 çanta verdiler.Kendimi nasıl dışarı attığımı bilemedim :)
Arkasından Kadıköy'de Dios Mioo! adında bir aksesuar butiği olan çok sevgili arkadaşım Pınar'a uğradım. Bu dükkanı herkese tavsiye ediyorum. Çoğu el yapımı ve özgün çok güzel aksesuarlar bulabilirsiniz. Facebook'da da grupları var oraya üye olanlara ekstra indirimler yapıyorlar. Neyse işte ona uğradım tabi cumartesi olduğu için oldukça yoğundu. Giren çıkanların arasında bir çay içecek kadar oturup kaçtım. Akşam için annemin balık siparişini halledip servise arabayı almaya gittim. Bakımdan sonra kız gibi olmuş arabamla annemlere doğru yola çıktım. Beraber yenilen akşam yemeği ve uzuun sohbetten sonra oldukça geç bir saate eve döndüm.
Geç yatmaya bir de bütün haftanın yorgunluğu da eklenince pazar günü ancak öğlene doğru kalkabildim. Kalvaltıdan sonra doğru stencil projesinin başına geçtim. Önce müsvedde kağıtlarında yaptığım 1-2 denemeden sonra başladım kutulara desenleri boyamaya. Düşündüğüm kadar kolay olmadığını söylemeliyim. Boya yoğun olduğunda kalıbın kenarlarına bulaşıyor, az olduğundaysa istediğim rengi vermiyordu. Boğuşa boğuşa akşamı ettim ama kutularım bence çok çok şirin oldular :) Siz ne dersiniz?


Bu sonuncu da benim salaklığıma kurban gitti maalesef. Desenin kutu üzerindeki konumunu hiç ölçüp biçmeden başlayınca bir yanında desenler yarım kaldı :( İnternette bulduğum bir kumaş deseninden yola çıkmıştım ve aslında güzel de sonuç vermişti ama sonuç böle yamuk yumuk olunca ben de bu kutuyu dolap içinde kullanmaya karar verdim.

Bir de farkettim ki fotoğraflar flaşla olduğu için renkler olduğundan farklı çıkıyor. Mavi çok parlak kırmızı da bordo gibi çıkmış. Fırsat bulursam gün ışında da benzer fotoğraflar çekip koyacağım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder