Dün gece inim inim inleyip ağlayana kadar öksüren ben, bugün kıçımı kırıp evde oturmaya kararlıydım. Ta ki bizim Şirinlik Muskası "cumartesi sabah Optimum'a gitmeyi planlıyorum geçen hafta Nine West'ten 29,90' a bir ayakkabı buldum tekrar birşeyler bakıcam" diyene kadar. Dün gece hissettiğim kadar yalnızlık ve acizlik hisseden her kadın alışveriş fikrine yenik düşerdi -düşerdi di mi? :)
Şaka bir yana cuma günü haftasonu ne yapsak diye düşünürken Optimum'a da gidebiliriz demiştik Şirin'le. Ama ben sanki dün gece yaşayacağım eziyeti önceden tahmin etmiş gibi cumartesi sabah ki durumuma göre belki de evde yatmam gerekebileceğini söylemiş, sabah konuşur ne yapacağımıza o zaman karar veririz demiştim. Sabah uykusuz geçen bir gece için erken sayılabilecek bir saatte 8:15 de uyandım. Önce kendimi kalkıp ılık birşeyler içtim, sonra kendimi bir süre tarttım. Baktım fena değilim. Gıcığım ve boğazım kesinlikle geceden daha iyiydi ama dün geceyi yalnız ve rahatsız geçirmek moralimi inanılmaz bozmuştu. Dışarı çıkmak istediğimi farkettim ama açık havada dolaşmayı gözüm yemedi. Dışarda güneş parlıyordu ama sitedeki hava sıcaklığını gösteren tabeladan hava sıcaklığının 6 derece olduğunu da görebiliyordum. Evet arsızım ama aranmanın da anlamı yok. Durum böyle olunca evden dışarda ama kapalı bir yerde olabileceğim tek plan olan Optiumum da alışveriş gayet cazip geldi. 9:10 gibi Şirin'i aradım. O da sabah çok erken uyanmış meğer -6:15- o saatten beri market şu bu falan diye kendini oyalamaya çalışıyormuş. Telefonu açar açmaz "açıımm" dedi. Henüz ben de kahvaltı etmediğim için hemen gelmesini beraber yiyebileceğimizi söyledim. Sonra da çok geç ve kalabalık olmadan Optimum'a gidebilirdik. 10 dk sonra geldi, karnımızı doyurup hemen çıktık. Güya ben birşey almayacaktım. Aklımda sadece sezon başından beri bakıp istediğim gibisini bulamadığım düz kahverengi bir pantolon ve siyah dolgu topuk rahat bir bot vardı. Bulursam bunları alırım diye düşünüyordum. Fakat ilk mağazaya girmemle kendimi kaybettim. Sanırım kendimi içinde iyi hiseettiğim herşeyi aldım :) Kahverengi pantolon ve bot da dahil. Aldıklarımın normal fiyatları ve aldığım fiyatları arasında inanılmaz bir uçurum vardı. Gerçekten fiyatlar çok indirimliydi ama hepsi çok ucuzdu desem yalan olur. Örneğin park Bravo'dan bir kaban-ceket aldım -çok beğenerek- 100 TL bence pek de ucuz değil ama 399 TL 'dan indiği düşünülürse de fena fiyat değil gibi :) Ama bazı şeyler gerçekten iyiydi örneğin Benetton' da gerçek deri çok şık kemerler vardı 1 tane aldım tek fiyat 9,5 TL' ydi. Benim aldığımın kemerin etiket fiyatı 59,95 TL' miş mesela indirim oranını siz hesaplayın :). Sonra Herry'de kahverengi pantolon -klasik kumaş- buldum tek kalmıştı fiyat 19,90 TL' di ki bana hiç fena gelmedi. Daha önce kısa zamanlarda uğramıştım o yüzden çok fikir sahibi olamamıştım ama bugün Optimum'u beğendim.
Eve döndüğümüzde keyfim pek yerine gelmişti. Alışveriş dönüşü şirinimle ayrılamadık -benim hastalık onun mesaileri derken bu hafta hiç görüşememiştik- bende çay içip muhabbete devam etmeye karar verdik. Öğleden sonramız da evde muhabbetle ve aldıklarımızın değerlendirmesiyle geçti. Şirin'i biraz önce gönderdim ben de hemen bilgisayar başına geçtim. Blogumu açıp dün akşam yazdığım yazıyı görünce de bugün daha iyi olduğumu yazayım da hep böyle ağlak sanmasınlar dedim :) Birazdan sevdiceğim de gelirse daha da iyi olucam inşallah...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder