
Dün karmakarışık bir gündü. Şu 1 Mayıs'ı son anda resmi tatil yapmaları ortalığı karıştırdı. Şimdi diyeceksiniz nesi karışık, bildiğin tatil işte. Şöyle söyliyim bankacı değilim ama bir banka da çalışıyorum ve bankalar o gün şubelerini kapatacak ama EFT ve uluslararası bazı işlemler devam ediyor olacak. Dolayısıyla da tatil bizim için herkes için olduğu kadar net ve kesin değil. Önce tatil miyiz değil miyiz anlayamadık sonra da tatiliz ama o kadar da değil darbesiyle sarsıldık.
Halbuki sabah işe ilk geldiğimde "ohh tatill" havasında annemi arayıp "anne yaşasın cuma tatil, ben 3 gün size gelicem, sevdiceğimle Şirin Muskası da benimle gelicek, gezicez" falan diye heveslere gark olmuş, o gazla otobüsle mi arabayla mı gitsek diye otobüs şirketlerinin ve İDO'nun sayfalarını arşınlamaya başlamıştım.
İlk darbe Şirinlik Muskası'ndan geldi, o da benim gibi bankacı değil ama bankada çalışıyor. Birileri o gün EFT falan yapabilsin diye zavallıcıklarıma tatil falan yok size demişler. Eh dedim kötü oldu ama napalım biz de sevdiceğimle gideriz. Bu arada gelen giden mesajlar da bir türlü tatilin netleşmesini sağlamıyor, herşey muğlak ki ben hiç hazzetmem belirsizlikten. İsterim ki önümü uzun zaman önceden göreyim ona göre planlar yapayım herşey tıkır mıkır gitsin. Ama hayat bu, asla evdeki hesap çarşıya uymaz planlar da hep son dakkaya kalır. Yine de ümitliyim.
Saatler ilerledi arkadaşlarla ay oraya mı gitsek buraya mı, şunu mu yapsak bunu mu diye bir tatil arsızlığı içindeyiz. İçlerinden bir tanesi "hop kardeşim nereye" dedi. "Neden?" demeye kalmadı ki acımasız ve unutmuş olmaktan ne kadar mutlu olduğumu asla anlatamayacağım acı gerçeği salıverdi ortalığa. Cuma tatildi ama cumartesi günü taa 1 ay evvelinden bize bildirilmiş ve çalıştığım tüm yönetimin mazeretsiz katılımının beklendiği bir toplantı planlamıştı. Ah hepimiz nasılda unutmuştuk. Herkes de bir hüzün, bir hayal kırıklığı. Derin iç çekiş ve şikayetçi homurtularla planlarımızı 3 günden günübirlik olanlara indirgemek için hızla kabuğumuza çekildik.
Tekrar annemi aradım gelemeyeceğimizi söyledim. Sonra sevgiliyi aradım ve durumu açıkladım. Canım benim sağolsun hep moral verir böyle durumlarda yine öyle yaptı. Geçtiğimiz hafta İzmir' deyken koşturma arasında kutlamaya fırsat bulamadığımız yıldönümümüz için dönünce seni adaya götüreyim orda bir gece kalır gecikmiş de olsa kutlamamızı da orda yaparız demişti. Bu önerisini yineleyince bana sadece kalınacak yer araştırmak kaldı.
Birkaç sene önce yine bir yıldönümümüzü adada Halki Palas'da kalıp adayı gezerek geçirmiş ve çok güzel iki gün geçirmiştik. Heybeli Adayı sakin olmasından ötürü daha çok severim. Ancak kalınacak yer konusunda maalesef çok fazla alternatif yok. halki Palas dışında adadaki konaklama olanakları 3 adet pansiyonla sınırlı ve onlar da benim içime pek sinmedi. Durum böyle olunca bir de Büyük Ada'yı deneyeyim dedim. Büyük Ada da alternatif daha fazla ama benim canım biraz özel bir yer çektiği için butik otel ve pansiyonlara baktım öncelikle. Merkezden uzak, çok büyük olmayan, sakin ve biraz da özel bir yer arıyordum. Bulduğum alternatifler arasında iki tanesi gönlüme düştü. Biri Aya Nikola koyundaki denize sıfır Aya Nikola Pansiyon. Özellikle konumuna bayıldım, sonra oadalar vs derken ilk tercihim burası oluverdi. Web sayfalarındaki fiyatlar (şöminesiz oda için) Halki Palas'tan 40 TL ucuz görünüyordu ki bu da hevesime heves kattı.
İkinci yer ise orman dibindeki eski ada köşklerinden birinde 4 odası ile hizmet veren Köşk Orman' dı. Hoş ve romantik bir yere benziyor, az odası olması da sakinliği vadediyordu.
İki yerinde telefonlarını not ettim ama o an başıma üşüşen işlerden arayamayacağımı anlayınca bu işi sevgiliye havale ettim. Bu arada bizim bölümün cuma çalışmayacağı kesinleşti ve sevgili de birkaç saat sonra arayıp raporunu verdi. Aya Nikola Pansiyon cuma tatil olduğu için perşembe -haftasonu kalabalık olur tahminiyle perşembe iş çıkışı gidip cuma akşam dönmeye karar vermiştik- günü de tatil tarifesi uyguluyormuş, bir de efendim webdekiler eski fiyatmış yenisi eskisinin %50 fazlasıymış mış mış mış. Memleketteki kriz arkadaşlara hiç uğramamış anlaşılan. Kısaca "3 günlük tatilde adam söğüşliycem paran varsa gel" demek istemiş arkadaşlar ki hiç hazzettiğim bir yaklaşım değildir. Sevdiceğim de hazzetmemiş ve hemen Köşk Orman' ı aramış zaten. Perşembe akşamı için haftaiçi tarifesinden yani Halki Palas' tan 40 TL ucuz, yani Aya Nikola'nın web sayfasında yazan ilk fiyata anlaşıp rezervasyonumuzu yaptırmış. Yarını iple çekiyorum, hava durumuna baktım aralıklı yağış gösteriyor ama çok da umurumda değil. En kötü ihtimalle dinlenir, kısa yürüyüşler yapar, güzel yemekler yer, kitap okur ve birbirimize sokulup mırıldanırız. Eh daha ne olsun :)
Mrb arkadaşım çok güzel bir blog olmuş başarılarının devamını dilerim..
YanıtlaSilBenim siteme de beklerim www.anindayorum.com
Hoşçakal...
Benim de adaları canım çekti sen anlatınca :)
YanıtlaSilAli teşekkürler, ben de gelicem ziyarete
YanıtlaSilSinemcim adalar bu mevsimde çok güzel oluyor gerçekten ama şansımıza hava yağışlı olacak gibi. Bir de kötü şans mıdır nazar mıdır bilinmez dünden beri grip olur gibiyim. Burnum tıkalı, boğazım sevimsiz. Umarım kötüleşmem. Adanın bana yaramasını umuyorum :)