5 Temmuz 2013 Cuma

Ve yeni bir hayat başlar...

Bu hafta, 2 Temmuz günü itibari ile 17 yıllık çalışma hayatımı ve 15,5 yıllık son iş yerimi geride bırakarak işsizler kervanına katılmış bulunuyorum.

Karmaşık duygular içindeyim. Bir yandan hayalini kurduğum özgürlük ve rahatlık nihayet elimde. Diğer yandan ben buna hiç alışık değilim :) O kadar kalıplarla yaşamaya, zamanla yarışmaya alışmışım ki içinde bulunduğum durum -çoğu aksini düşünse de- bir konfor alanı zorlaması benim için. Çalışan herkes bunu okuduğunda bıyık altından gülüp, "kurban olurum o zorlamaya" diyecektir. Demeyin arkadaşlar, gerçekten demeyin. Yetişkinlik hayatınızın tümünü çalışarak geçirdiyseniz, çalışmayan bir kadın olmanın asla seçenekler arasında yer almadığına inanan, sizden hep en iyisini en fazlasını bekleyen bir ailenin çocuğu iseniz işte o zaman bu kararı vermek de, bu hayatı yaşamak da tüm alışkanlıklarınızı ve düşünme şeklinizi değiştirmeniz demek yani konfor alanınızın ciddi ciddi zorlanması.

Ben de hayatımda artık hazır olduğumu düşündüğüm bu süreci bir meydan okuma olarak görüyorum, kendime ve hayata karşı. Kendimden en büyük beklentim rahatlamayı ve yavaşlamayı öğrenmek.

Örneğin şu anda önümüzdeki birkaç yıl için hiçbir somut planım yok. Olasılıklar, alternatifler var ama bir karar yok. Biliyorum ki şu anda kendimi bıraksam bu seçenekler arasında en doğru olanını bulmak ve onu gerçeklemek için hemen hummalı bir çalışma başlatırım. Ama yapmayacağım. Şimdilik onları uzaktan seyredip, hiçbiri için şu olsa ne olur bu olsa ne olur demeden olayları akışına bırakacağım. Şu anda tam da bu noktada olmak istiyorum. Sadece gereken kadarını yapmak, sadeleşmek, sakinlemek...

Şu anda postu yazarken oturduğum balkonumda, çayımı yudumlar, içeriden yükselen tatlı melodiye eşlik ederken yakaladığım sakinliği tüm hayatıma yayabilmek. İşte buna uğraşıyor olacağım önümüzdeki günlerde...

  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder