Geçen cumartesi gecesi soğuk havayı da peşimize takarak geldik İzmir'e. Pazar günü annem ve babam da bize katıldı ve öğleden sonra dikim çalışmaları için hazırlığa başladık.
Öncelikle zeytinlerin arazide ekileceği yerleri işaretledik. Tek cümle ile yazarken kolay görünse de arazideki rüzgarın yönü, hali hazırda bulunan diğer ağaçlar, bırakılacak yolların konumu, zeytinler arası mesafe gibi tüm parametreleri katınca önceden yapılan hazırlıklarla anca 2 kişinin yarım günde bitirebileceği bir iş olduğunu söyleyebilirim.
| Babamın çizdiği kaba kroki - by MRA |
Babam gelmeden evvel Google Earth yardımı ile arazinin şeklini ve ölçülerini çıkarıp kabaca bir yerleştirme yapmış, ağaçları dikmeye karar verdiğimiz 6 mt aralıkları işaretlediği uzun ölçü iplerini hazırlamış ve çalışma sistemini kurgulamıştı.
![]() |
| Kireç ile işaretleme yaparken - by MRA |
Böylece biz babamla işaretleme işine, annem de bahçeyi ilk aldığımız sene diktiğimiz zeytinlerimizin ürünlerini toplamaya koyuldu. Saat 12:30 gibi başladığımız işi güneş batarken bitirmiştik ama ufak görünen ağaçlarımızda o kadar çok zeytin varmış ki annem bu ve sonraki 3 gün boyunca habire zeytin topladı :)
İkinci gün annemler bizim işaretlediğimiz yerlere çukurları kazdırmak işi için yanlarına aldıkları 2 işçi ile araziye giderken eşim ve ben de Ödemiş'e fidanlarımızı almak için yola koyulduk. Ancak erken gitmemize rağmen kooperatifteki mevsimsel yoğunluk sebebiyle planladığımızdan oldukça geç bir saatte fidanlarımızı alıp dönebildik. Yine de gündüz çalışan işçiler beklemişti de, fidanları araziye indirip günü noktayabildik.
![]() |
| Nefis Ödemiş Kebapçısı - by MRA |
Bu arada Ödemiş'e ilk gidişimizde meşhur Ödemiş kebabını (aslında köfte) herkesin tavsiye ettiği Hurşit' te yiyememiş ama yine de yediğimiz yerdekini de çok beğenmiştik. Bu sefer madem bekliyoruz Hurşit'e gidip karnımızı doyuralım dedik ve öğlen yemeğini meşhur kebapçıda yedik. Meşhur olduğu için sanırım, inanılmaz bir kalabalık vardı, masalar ortak kullanıma açık ve sandalyeler bir dolup bir boşalıyordu. Fakat ne yalan söyliyim ben İlk yediğimiz yerdeki kebabı daha lezzetli bulmuştum. Yerin adı Nefis Ödemiş Kebapçısı ve Hurşit' in birkaç dükkan yanında. Giderseniz patlatın bir kebap derim ;)
Postun gıda konulu ikinci paragrafını ise Bademli Kooperatifi Süt Ürünlerine ayırmak istiyorum Ayranı, Sütü, süzme yoğurdu, normal yoğurdu,tereyağı hepsi birbirinden lezzetli ve ucuz. İlk gidişimizde keşfettiğimiz bu lezzetleri bu sefer bol bol aldık çünkü kooperatifin İstanbul'da satışı yok. İzmir'de Bayraklı'dan dağıtımı varmış ama hangi marketler satıyor bilemiyorum. İstanbul'a koli ile nakliye işine çok sıcak bakmadılar ama ben bu konuyu kesinlikle zorlamayı düşünüyorum ;) Yeni bir gelişmeye kadar yolunuz düşerse mutlaka alın diyorum...
Üçüncü gün kapalı hava ve çiseleyen yağmura rağmen 2 işçi ve biz toplam 5 kişi dikim işine giriştik. 150 adet zeytini gün sonunda toprak ile buluşturmuştuk. Kendimizi eve nasıl attığımızı bilemedik. Güzel bir yemek, yorgunluğa cila birkaç kadeh rakıdan sonra ertesi gün geleceğini eklediğimiz fırtına ve soğuk havaya hazırlanmak için uykuya yattık.
Sabah kalktığımızda saatte 40 km hızla esen bir rüzgar (fırtına demek lazım aslında) ve buz gibi bir hava vardı. Rüzgar sayesinde sıcaklık en az 5 derece daha düşük hissediliyordu. Kısa bir durum değerlendirmesi ile yeni dikilmiş fidanların henüz destek çubuklarını takmadığımız, bu sebeple de esen rüzgarın verebileceği hasarı düşünerek en azından bu işi mutlaka yapmamız gerektiğine karar verdik. İşçileri arayıp onların gelmesine gerek olmadığını söyleyip, cengaverler ailesi olarak sarınıp kuşanıp çıktık araziye. Allahtan ağaçları güzel ekmişiz de 1-2 tanesi dışında kökleri hiç oynamamıştı. sabah 8'den öğlen 12'ye kadar rüzgara kapılıp uçmamak için büyük çaba sarfederek çubuk çakma ve bağlama işini bitirip donmuş bir halde eve kaçtık. Aynı gün İstanbul'a kar yağmış, metropolün çileli dakikaları başlamıştı.
![]() |
| Dikilen zeytinler - by MRA |
Fırtına sebebiyle ancak yarım gün çalışınca zeytinlerle beraber aldığımız 10-15 civarında meyve fidanının ekimi, bahçedeki yeni eski tüm zeytin ve meyve ağaçlarının gübrelenmesi işleri bugüne kalmış oldu. Sabah erkenden kalkıp işçileri de alarak yine araziye yayıldık. Onlar meyvelerin dikimi için çukurları kazıp dikim işini yaparken biz de takviye için hayvan gübresi ile beraber kullanacağımız kök gübresini alıp geldik. Kalan dikimler bitince hep birden giriştik gübreleme işine. İki kişi ağaçlara takviye gübreyi ölçüsüne göre dağıttı, arkasından 2 kişi ağaçların çukurlarını kazıp gübreyi karıştırdı, 2 kişi de hayvan gübresini taşıyıp dağıttı.
Ancak bu kısım gübrelerle beraber beni de dağıttı :) Zira kolay olan takviye gübrelerin dağıtılması işinden sonra çapalama işinde anneme katılınca resmen kaporta dağıldı :) Üstüne bir de ayaz soğuk, kat kat giyinmeme rağmen ayaklarım donuyor. Bir an sanırım bir ağaç daha yapamadan şurada düşüp kalıvereceğim dedim. Şu anda beklediğimden çok daha iyiyim ama o anda ağrımayan adelem yokmuş gibi geliyordu. Yine de iş bitmeli diye azmedip sonuna kadar dayandım. O kadar yorulmuşum ki eve geldiğimde duş almaya bile halim kalmamıştı.
![]() |
| Arsız Böcük iş başında - by MRA |
Fakat annem ve babamın muhteşem enerjileri sayesinde 4 günde inanılmaz işler başardık diyebilirim. Onlar olmasa kesinlikle bu kadar işi bitiremezdik. Hem tecrübeleri hem de çalışkanlıkları sayesinde işler zorlu hava koşullarına rağmen planladığımız şekilde tamamlandı. İşçiler bile onlardan utandığına normal tempolarının kat kat üstünde çalıştılar :)
Yapılanları özetlersek:
Toplamda 150 zeytin + 15 meyve fidanı ektik, çubuklarını çakılıp iplere sağlamladık ve gübreledik.
25 adet civarı eski zeytin ağacımızın zeytinlerini topladık hatta akşamları arazi dönüşü evde kış gecesi masa çevresinde aile modunda onları ayıklayıp salamuraya bastık.
Sonra bu ağaçları budadık, diplerini kazdık ve gübreledik.
20 adet civarı eski meyve ağacımızı budadık, diplerini kazdık ve gübreledik.
Fakat yorgunluğa değdi. Artık bahçemiz gerçekten bahçeye benziyor. Bir akraba teyzemizin benzetmesi ile bir sürü kara gözlü güzel kızımız oldu.Biz de onları ailemize gelin kabul ettik ve torunlarımızı beklemeye koyulduk bile :)))






Hiç yorum yok:
Yorum Gönder