23 Ağustos 2013 Cuma

Gez bakalım gez bakalım hadi ama gez bakalım



Dolu dolu bir hafta oldu, emeği geçenlere (sevgili kuzenim Gamsız Bocuk, Şirinlik Muskası, Ceni ve Mine) teşekkür ediyorum.

Kısa bir özet geçersem;

Pazartesi sabah kuzenle erkenden kalkıp Eminönü'ne  gittik. Bir süredir şunu alalım buna bakalım diye biriktirdiğimiz listemiz için Mısır Çarşısı, Tahtakale, Kapalı Çarşı falan derken ayaklarımıza kara sular inene kadar gezdik.

Arada Hamdi'de aşağıdaki manzara eşliğinde güzel bir yemek yemeyi de ihmal etmedik tabii :) Fıstıklı ve Haşhaşlı kebap denedik, ikisini de beğendik.



Eminönün'den Haliç ve Karaköy -  - by MRA


Salı sabah evdeydim. İnternette banka, ödeme vs..  işleri vardı onları hallettim.Biraz da internette dolandım, blogumu yazdım vs. Öğleden sonra ise işyerinden çok sevgili arkadaşım Mine ile görüşmek için Kanyon' a gittim. O gelene kadar mağazaları gezdim, D&R'da kitapları kurcaladım. Sonra beraber güzel bir yemek yedik Midpoint' te.




Leziz mamalar - by MRA


Nasıl da özlemişiz birbirimizi. Çok keyifli birkaç saat sonrası o eve çocuklara döndü, ben ise trafik biraz daha sakinlesin diye mekan değiştirip The House Cafe'ye geçtim çay eşliğinde biriken blog yazılarını okudum.

Çarşamba evdeydim. Evde yemek kalmadığı için kendimi mutfağa adadım :) Öğlen civarı kuzen kahveye geldi. Onunla kahvemizi içip sohbet ettikten sonra ben yemek işlerine devam ettim. Hava da bir sıcaktı ki bir ara mutfakta buharlaşıp yok olacağım sandım. İşlerim bittiğinde yorgunluktan kanapede sızmışım. Uyandığımda öyle kötü hissediyordum ki o akşam hiç ayılamayacağım sandım. Bir şeyler atıştırıp biraz gözümü açınca da hadi bakalım dedim tembellik etme spor yap. İşte o gazla eşim işten gelene kadar şu postta yazdığım şekilde sporumu yaptım.

Perşembe kuzenle yine sabah sabah yollara döküldük. Bu sefer süper kızsal bir gün planlamıştık. Önce mani & pedi, sonra cilt bakımı (ben araya bir de masaj sıkıştırdım son anda :)), kız kıza bir Kadıköy turu ve en sonunda geceye Şirinlik Muskası ve Ceni'nin katılımı ile kızkıza dedikodu, yeme, içme, demlenme faslı.

Kuzenle 9:30 da yola çıkmak için sözleşmiştik. Ben o saate kadar kahvaltımı falan ederim normalde. Ancak bir önceki gece nedense bir türlü uyuyamadım. Hal böyle olunca kuzene biraz geç kalkacağımı, kahvaltı yapmayacağımı dolayısı ile gelirken pastaneden sandviçleri alırsa benim de termos bardaklara çay hazırlayacağımı ve yolda kahvaltı edebileceğimizi söyleyen bir mesaj attım. Aşağıda görüldüğü gibi bu kahvaltı fikri planladığımızdan bile keyifli oldu :)



Köprü üstünde keyif - by MRA



Kızsal işlerimiz bittiğinde acıkmıştık. Kuzen Foursquare'de bir yer işaretlediğini orayı merak ettiğini söylemişti. Merak ettiği yer Yanyalı Fehmi lokantasıymış, eh biz de Kadıköy'e kadar gitmişken yemeğimizi orada yiyelim bari dedik. Fiyatlarının bir esnaf lokantası için pahalı olması dışında yemekler iyiydi. Sonuçta Kadıköy'de o lezzette bir yemek yediğinde daha ucuza da yenmez ama işte esnaf lokantası konsepti insanda ucuz olmalı beklentisi yaratıyor bir şekilde. Yaman bir çelişki diyelim :)

Yemeğin üstüne yine kuzenin merak ettiği Baylan pastanesinde çaylarımızı içip bir de kup griye tattık. Menüdeki "Baylan" kelimesinin tarif edildiği bölüme bayıldık. Bakınız aşağıda.



Baylan ne demekmiş? - by MRA


Ceni'nin de bize katılması ile Baylan'da epey oturduk. Sonra baktık saat akşamı göstermeye başlamış, günü bitireceğimiz son adres olan Deniz Yıldızı Restorant'a geçtik. Ben burasını çok seviyorum. Kadıköy'deki Beşiktaş iskele binasının üst katında yer alıyor ve bence Kadıköy'in en güzel manzaralı, en güzel gün batımı seyredilecek yerlerinden biri.



Kadıköy'den gün batımı - by MRA



Dört kız biraraya gelince, üstüne gün de böyle güzel batınca biz de kadehleri tokuşturup sohbetin dibine vurduk.

Cuma sabahı olayın acısı biraz çıktı tabii :) Akşamdan kalma bedenimi ayıltmam öğleden sonrayı buldu. O koltuk senin bu kanepe benim diye yuvarlanıp durdum bütün gün.

Ancak akşam üstü biraz kendime gelince kendimi dışarı attım. Kısa bir market alışverişi yaptım. Eve gelip aldıklarımı yerleştirince başladım yine kendimi gazlamaya. Eh ne demiştik gün aşırı spor yapılacak.

Akşamdan kalmalığıma rağmen tembellik etmedim. Çarşamba günü yaptığım tüm egzersizlere ek olarak bir de şunu yaptım.







İyi ter attım doğrusu. Bu enerji boşalması sonrası güzel de bir duş alınca iyice kendime geldim.

Şimdi gidip kendime hafif bir şeyler hazırlayıp akşam yemeğimi yiyeceğim (eşim bu akşam çalışacakmış). Sonra da güzel bir kitap okur ya da film seyrederim bakalım artık keyfim ne çekerse...




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder