11 Ocak 2016 Pazartesi

Adımı unutmanın eşiğinden - Digital Demans






Son zamanlarda çok ciddi unutkanlık çekiyorum. Yapacak ya da alacaklarımı bir yerlere yazmazsam hemen unutuyorum, hatta bazen aklıma gelme anı ile kalem kağıda ulaşma anım arasında kaybettiklerim oluyor. Listeye yazmadığım bir şeyi marketten çıktığımda almışsam, onu kesin son 3-4 market alışverinde almam gerekiyordur ama unuta unuta o güne kadar alamamışımdır.

Artan bu unutkanlığım sırasında unutkanlığımı incelemeye başladım. Bir yandan saçma ve zor şeyleri hatırlayabiliyorken, diğer yandan kısa süre hafızamda tutmam gereken şeyler konusunda çok kötüydüm. Örneğin ilk defa duyduğum zor bir terimi ya da bir kişi adını günler sonra bile hatırlayabiliyorken, özellikle sayıları çok hızlı unutuveriyordum. Örneğin bir tv programı seyrediyoruz sunucu yanındaki kişinin yaşını söylüyor "46" diye. Aradan 5 sn ye geçmeden o anı kaçıran eşim soruyor "kaç yaşındaymış"? Zınk!!! "x6" demek istiyorum :) 6 tamamda başı neydi? 46 mı 56 mı bir an emin olamıyorum. 2 hane 5 saniyede uçup gidiyor. Hal böyle olunca Alzheimer ya da demans türü hastalıklardan ürktüm.

Still Alice adlı filmi seyrettiniz mi bilmiyorum. Bu filmde bir Dil Profesörü kadının genç yaşta genetik tip olarak tanımlanan nadir bir Alzheimer türüne yakalanması ve hastalığın seyre esnasında yaşadıkları anlatılıyor. Bu filmde bir Scrabble sahnesi var. Kızı ile scrabble oynuyorlar ve tabii kadın dil bilimci olduğu için kızı ile aralarında çok karmaşık kelimeler bulmak konusunda bir rekabet var. Bu sahnede kadın çok iyi bildiği bir kelimeyi hatırlayamıyor ve o an nasıl takıldığını görebiliyorsunuz. Ben de bu tür anlar yaşar oldum. Çok iyi bildiğim bir kelime mesela "derz". Fayans döşemek ile ilgili biriyle konuşuyoruz ve "derz" demem gerekiyor ama bu çok iyi bildiği kelime dilime gelmiyor, orada zihnimde bir yerde ama ulaşıp tutamıyorum. Çok sinir bozucu...

Sonra bir gün bir haber okudum, Amerika'da filmi seyreden bir kadın kendisinde de aynı belirtilerin olduğunu görüp muayeneye gittiğinde kendisinde de aynı tür Alzheimer olduğunu keşfetmiş. Dınınınııın :) Haberde kendimi gördüm sandım.

Bir yanım okuduğım şeylerden gereğinden fazla etkilenip kendimi hastalık hastası noktasına getirmek istemezken diğer yanım babaannemin bir beyin tümörü olduğu ve beyin kanaması yüzünden sıkıntılı zamanlar geçirdiğini düşünüp olay Alzheimer ya da demans olmayabilir ama bir kontrolden de geçmek lazım sanki diyip duruyordu.

Bu dönemde zihnimi test etmek için telefonuma birkaç tane de zihin egzersizi/testi içeren uygulama indirdim. Lumosity ve Brain Trainer en sevdiğim iki tanesi oldu. Neyse :) egzersizleri/testleri yapmaya başladım, Lumosity çok yönlü, görseli zengin, ilk bakışta kolay gelen, zor çalışmalarla dolu bir uygulamaydı ama yine de çok kötü gitmiyordu. Brain Trainer' da ise daha matematiksel ve hafızaya yönelik çalışmalar vardı. Bunlardan biri standart kart eşleştirmeydi, 4x4 (ya da senin seçtiğin daha büyük boyutlar ben en basitini seçmiştim :( ) bir tahtada aynı anda ikişer kart açarak eş şekilleri bulmaya çalışıyorsun. Kaç kere denedim bilmiyorum %60 ın üstüne çıkamadım :( Yapamadıkça panikledim. Panikledikçe dağıldım falan derken kaçma hissi ile başka bir egzersize geçtim. Bunda ise 3 isim ve bunlarla eşleşen 4 haneli 3 telefon numarası var. Bunları yaklaşık 10-15 sn ekranda gösterip sonra tek tek isimleri sorum telefon numaralarını söylemeni istiyor. Bu çalışmayı defalarca yapsam da aklımda tuttuğum ilk numaradan sonra hep çuvalladım. Yani başarı oranım %30'un üstüne çıkamadı. Bu noktada paniğim o kadar arttı ki anlatamam.

Baktım panik beni yiyip bitirecek ertesi gün hemen beyin cerrahı bir tanıdığı arayıp durumu anlattım ve acil muayene olmak istiyorum diye tutturdum. Sağolsun hemen bir MRI randevusu ayarladı ve cuma günü gidip MRI'ımı çektirdim. Sonuçlar pazartesi çıkacak.

Her önemli bir test yaptırmış ve sonucunu bekleyen kişi gibi gerginim. Ancak bugün bu gergin bekleyişin ortasında Digital Demans olarak tanımlanan bir unutkanlık türünü anlatan bir gazete haberi ile karşılaştım. Bilmediğim şeyleri anlatmadığı halde içinde bulunduğum hali o kadar güzel tarif ediyordu ki ciddiye almadan geçemedim.

Özetle akıllı telefon ve internet kullanımına bağlı dikkat eksikliği ve yakın bellek kullanımının azalması sebebiyle yaşanan unutkanlığa deniyormuş, Digital Demans.

Uzmanlar, eskiden ihtiyaç sebebiyle aklımızda tuttuğumuz telefon numarası, alışveriş listesi, adres benzeri bilgilerin yakın hafızamızı geliştirdiğinin, akıllı telefonların yaygın kullanımı sebebiyle artık bu tür bilgilerin yakın hafızada tutulmadığı dolayısı ile beynin bu noktada zayıfladığını söylüyor.








Bir diğer nokta internet ve akıllı telefonların bizi ise kısa süreli tüketimlere yöneltemesi (facebook girdileri, instagram da fotoğraf bakmak, kısa mesaj yazmak/okumak gibi) ve bu uyaranlar arasında hızla dolaşıp birinden diğerine hızla atladığımız için konsantrasyon bozukluğu da yaşıyormuşuz. Kitap okumak gibi uzun süreli faaliyetlerde azalma sadece bu aktiviteye ayrılan zamandan değil aynı zamanda bizlerin tüketim alışkanlıkları yüzünden de ciddi oran da azalıyormuş.

Bir de manyetik kirlilik var ki, bunu zaten çok iyi biliyoruz. Çevremizdeki 20 milyonluk bir şehir dolusu sinyal yayan cihaz var. Bunların etkisini göz ardı etmek imkansız.

Sonuçta bunların çoğu bilmediğimiz şeyler değil ancak artık bu kadar yaygınlaşmış ve bir hastalık olarak isimlendirilmeye başlanmışsa olayı ciddiye almak lazım demektir. Bahsedilen belirtilen hepimizin bilmesine hatta yaşamasına rağmen normalmiş gibi kanıksadığımız ve ancak canımızı yakacak bir noktaya geldiğinde aksiyon aldığımız şeyler. Dolayısı ile durumu fazla normalleştirmenin tehlikesini anlamak lazım.

Sonuçta benim çektiğim sıkıntılar pekala bu sendromun belirtileri de olabilir. Umarım ki yarın testlerin sonucu temiz çıkacak ancak olay onların temiz çıkması ile bitmeyecek. Temiz çıksın ya da çıkmasın Digital Demans konusunu da pas geçemeyeceğimin farkındayım.

Öyleyse bundan sonra ki hedefim şu yazımda bahsettiğim gibi akıllı telefonların sadece sosyal ilişkilerimi etkilemeyecek şekilde kullanımını sınırlamak değil aynı zamanda diğer etkilerini de minimuma indirmek için kullanımı azaltmak olacak.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Sizin de böyle şikayetleriniz var mı? Akıllı telefon kullanımı konusunda düşünceleriniz neler?


Güncelleme : MRI temiz çıktı, digital demans baş şüpheli koltuğunu sağlamlaştırdı :)



3 yorum:

  1. Al benden de o kadar !
    Ben de rahatladım şimdi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mügeciğim çevremde kiminle konuştuysam benzer şikayetleri var. Bu kadar digitalize olmuş bir dünyada karşı durmak çok zor ama sonuçta verdiği zarar kalıcı, o yüzden zararı oluşmadan önlem almak, hafife almamak lazım.

      Sil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil