15 Eylül 2015 Salı

Hint Sinemasına Giriş - 101





Geçen akşam çok sevdiğim bir arkadaşla denize karşı uzoları tokuştururken konu konuyu açıp hint filmlerine oradan da Aamir Khan'a geldi. O ana kadar bu adı hiç duymamıştım ve ne yalan söyleyeyim Hint filmi deyince tüylerim biraz diken diken de olmuştu ama tavsiye edene güvenimden filmlerin adını ilk fırsatta seyretmek üzere kaydettim. Bir de Aamir Khan'dan bahsedilince arkadaşı ilk önce yönetmen sanmıştım ama oyuncuymuş. Aşağıda bahsedeceğim filmlerin yönetmen ve senaristi ise Rajkumar Hirani miş, ki aslında büyük övgüyü kendisi hakediyor.

Neyse biz o geceyi sabaha karşı şişenin dibine yakın bir noktada sonlandırınca, ertesi sabah bendeniz yataktan kolay çıkamadım tabii. Dışarda da bir deli rüzgar, çıksan ne olacak zaten. Sonunda bahanelerim tükenip günün yarısına yakın yataydan dikeye geçebildiğimde ise tüm uzuvların ayrı ayrı isyan ederek uzun süre bu şekilde kalmak istemediklerini ilan ettiler. Ben de hızla kahvaltı niyetine bir şeyler atıştırıp elime kitabımı alıp kanepeye tekrar yatay pozisyonuma geri döndüm. Ancak gel/gör ki ikinci sayfada uyuklamaya başladım. Yok dedim uyumayacağım kitabı bıraktık ipad'i aldım, biraz facebook da dolanayım sonra film seyredeyim derken karşıma çıkan ilk paylaşım Aamir Khan' ın oynadığı PK adlı filmi seyreden bir arkadaşın tavsiyesi olmasın mı? Eh dedim evren bana bir şeyler demek istiyor. Adamın adını 40 yıllık hayatında hiç duyma sonra 24 saat içinde iki ayrı kişi sana adamın filmlerini methetsin. Hayatta herşeyin bir zamanı olduğu doğru. Bu pazar da benim için Aamir Khan sayesinde Rajkumar Hirani filmleri ile tanışma günüymüş.





Hemen açtım ve bir solukta seyrettim PK' yi. Bir uzaylının gözünden inanç/lar/ımız ve tanrı/lar/ımızın nasıl göründüğünün harika bir sorgulaması. Çok hoş, içinde kıvamında Bollywood tadı var, sıkmayacak kadar dans, müzik ve bol kahkaha ama ondan da bol mesajlar ve sorgulamalar.

Filmin ingilizce ya da türkçe altyazılı fragmanını bulamadığım için koymadım buraya ama bence mutlaka seyredin, hele ki sorgusuz sualsiz inançlarımız ile memleketi bu günlere sürüklemişken. Dil, kültür, ırk, ülke farketmeden aslında hep yanlış numarayı aradığımızı, dinle Tanrı'ya yakınlaşmaya çalışırken aslında ondan nasıl da uzaklaştığımızı çok çok güzel işlemiş film.

Filmi o kadar severek seyrettim ki Hollywood filmlerine fazla fazla benzeyen klişe sonu bile beni mutsuz etmedi.


Hemen aynı akşam 3 Idiots'ı da seyrettim. Formül, tarz aynı ama bu sefer konu eğitim sistemi! Yine harika sorgulamalar, yine çıkarılacak dersler.

Uzun lafın kısası ben bu iki film sayesinde harika bir pazar geçirdim. Hem akşamdan kalma kafamı yastıktan kaldırmadım hem de çokça düşünüp, çokça güldüm. Seyredin, pişman olacağınızı sanmıyorum...






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder