 |
| Montalcino - by MRA |
Aşağıdaki yazıyı Mayıs ayında arayı fazla açmadan yazayım diye onca işin arasında hazırlamaya başlamış ama yayınlamayı beceremeden İzmir'e doğru yola çıkmıştım. O gün bugündür -arada yaptığımız 5 günlük bir küçük kaçamak seyahat hariç- tam zamanlı olarak yerleşme ve eksik tamamlama işleriyle uğraşıyorum.
Neyse fazla uzatmıyor, İzmir hikayelerini başka bir yazıya devredip ve sözü Mayıs'taki yazıma burakıyor ve aradan çekiliyorum :)
--------------------------------
Evet nihayet yuvadayım ama bu sefer de yuva değişimi hazırlıkları başlıyor :) Evet nihayet bize İzmir yolu göründü. Bu hafta sonlanmadan İzmir'e varmış ve son hazırlıklara başlamış olmayı hedefliyorum. Herşey yolunda giderse bu yaz İzmirli olacağız artık.
Mart ve Nisan inanılmaz hareketli geçti. Aslında en baştan başlayıp anlatmak daha iyi olurdu ama en taze seyahatimiz Toskana (İtalya) olduğu ve ahh bizi nasıl da büyülediği için önceliği ona vereceğim :)
 |
| Castigllione del Lago - by MRA |
Öncelikle şunu söyleyerek başlamak isterim, Toskana gerçekten de dünyaca ünlü olmayı hakediyor. Her köşesi tablo gibi. Gördüğünüz hiçbir fotoğraf abartı değil hatta fotoğrafların çoğunun gerçeğinin hakkını teslim edemediği söylenebilir. Yemyeşil kırlar arasına serpiştirilmiş irili ufaklı çiftlikler, tepelere kondurulmuş masal şatoları gibi orta çağ kasabaları, o güzelim şaraplar ve peynirler... Ahh Toskana'yı sevmemek çok zor bence.
Biz bu tatili her deliğe girip çıkarak gezmek yerine biraz geniş geniş gezmek ve bulunduğumuz yerlerin tadını çıkarıp dinlemek şeklinde kurguladık.
 |
| Siena - by MRA |
İstanbul'dan Bologna' ya uçup aynı gün araba kiralayarak Siena' ya ulaştık. Hızlı kullanırsanız 2 ama bence en az 2,5-3 saatte alınacak bir yol Bologna-Siena arası. Büyük kısmı otoban kalan kısmı da duble yol olduğundan hiç yorulmadan araç kullanabiliyorsunuz. Sadece İtalyan' lar da hız konusunda bizi aratmayan şöförler bu sebeple sol şeridi kullanmamak akıllıca olabilir :)
Bu arada bizim araç kiralama ve yolculuğumuz benim unutkanlığım sayesinde bolca maceralı oldu. Eşimin rahatsızlığı sebebiyle ehliyeti H sınıfı ve Türkiye' de özel donanımlı araç kullanıyor. Otomatik vitesi çok zorunda kaldığında kullanıyor ancak bu durum onu yorabiliyor ve aslında kasko gibi konularda da sorun çıkarabilecek bir durum. Hal böyle olunca yurtdışına gittiğimizde şoför ben oluyorum. Fakat üst üste yolculuklar ve yorgunluktan olsa gerek bendeniz hiç yapmadığım bir şeyi yaptım ve İtalya'ya giderken ehliyetimi İstanbul' da unuttum. Bunu uçak kalktıktan yaklaşık yarım saat sonra farkedince yaşadığım paniği ve çaresizliği tahmin edersiniz. Arabayı internetten benim adıma kiralamış ve ödemesini yapmıştık bile ama benim ehliyetim yoktu :). Havadaki 2 saatin nasıl geçtiğini hatırlamıyorum bile :)
Siena - by MRA
İşin kötüsü günlerden cumartesiydi ve biz indiğimizde Türkiye için saat öğleden sonra olacak ve birine ehliyeti kargolatmaya bile vaktimiz olmayacaktı. İşte bu kara düşünceler içinde Bologna' ya indik. Allahtan araba kirlama şirketi (Sicily by car) son derece yardımcı oldu. Eşimi ikinci şoför olarak eklediler ve ehliyetinin H sınıfı olmasını sorun etmediler. Benim için de ehliyetimin -allahtan maillerim arasında olan- taranmış halini sisteme tanımlayıp ehliyetim elime ulaştığında kullanabilmem için gereken tanımları yaptılar ve biz arabamızı alıp yola koyulabildik.
 |
| Avluyu paylaştığımız komşu ev - Siena - by MRA |
 |
| Konakladığımız ev - Siena - by MRA |
Konaklama için Siena çevresini seçememizde gideceğimiz lokasyonların hepsine yaklaşık aynı mesafede olması, ana yol üzerindeki bir nokta olması önemli bir parametre oldu. Market vs gibi ihtiyaçlar açısından da çok küçük bir kasaba olmaması avantaj sağladı.
Konaklayacak yeri seçerken daha önce gidenlerin önerileri ile Agriturismo tesislere baktım ancak kısıtlı zamanda bizim isteklerimize ve kesemize uygun bir yer bulamadım, yine de gitmek isteyenler bu alternatifi değerlendirebilirler.
 |
| Konakladığımız köy,Costafabbri / Siena - by MRA |
Biz merkezden çok uzak düşmek istememiş ama Toskana' daki kır havasını da biraz olsun solumak istemiştik. Sonunda her zaman olduğu gibi bir ev kiralamaya ama bunu şehir merkezinde değil de hemen merkez dışındaki köylerden birinde yapmaya karar verdik.
 |
| Kaldığımız evin uzaktan görünüşü - Costafabbri / Siena - by MRA |
Şansımız yaver gitti ve Siena' nın merkezine 5 km uzakta Costafabbri adlı köyde çok tatlı bir yer bulduk. Burası 2 ayrı binada bir tane 1+1 bir tane de 2+1 dairesi bulunan bir villaydı (
Villa Caprera). Biz 1+1 olanı kiraladık, sade ama Toskana' ya has detaylarla döşenmiş, çok zevkli, tam teşekküllü bir mutfağı olan harika bir evdi.
 |
| 2+1 dairenin olduğu ana villa - Costafabbri / Siena - by MRA |
Gittiğimizde bizi taze yapılmış koca bir turta ve her odaya yerleştirilmiş taze çiçeklerin beklediğini görmek yaptığımız seçimin doğruluğunu teyit eder gibiydi.
 |
| Nazik ev sahibemizin tart ve çiçekleri - Costafabbri/Siena - by MRA |
Evimizin önünde taş bir avlu ve ana villa yar alıyordu. Ana villanın her iki yanında bulunan bahçe alanları kullanımımıza açıktı. Her iki bahçede kırlar üzerinden Siena' ya bakıyordu ve çok keyifli mekanlardı. Hava güneşli oldukça sabah kahvaltılarımızı bahçede ettik hatta son gecemizi de bahçenin çimenlerinde piknik yaparak noktaladık.
 |
| Kaldığımız dairenin dışardan görünüşü - Costafabbri/Siena - by MRA |
 |
| Bahçemiz - Costafabbri/Siena - by MRA |
 |
| Bahçemiz - Costafabbri/Siena -by MRA |
Ev sahiplerimiz çok tatlı insanlardı. İngilizceleri biraz kısıtlı olsa da her konuda son derece yardımcı oldular. Evin tek dezavantajı civar köyleri merkeze bağlayan bir yola yakın olmasıydı. Evin içindeyken hiç bir şekilde gürültü duyulmamasına ve bahçedeki harika düzenleme sebebiyle yolu hiçbir şekilde görmemenize rağmen o yeşillikler içinde, kuşların çılgınca öttüğü huzur anlarında arka planda geçen bir arabanın sesini duymak insanı biraz hayal kırıklığına uğratıyordu. Biz yine de buna pek odaklanmadığımız ve mekanın büyüsüyle kendimizden geçtiğimizden olsa gerek bu durumdan aşırı bir rahatsızlık duymadık.
 |
| Konakladığımız dairenin mutfağı -Costafabbri/Siena -by MRA |
 |
| Bahçede piknik - Costafabbri/Siena - by MRA |
Ev sahibimiz -Daniela- eve varır varmaz haritamızı verip üzerinde de ihtiyacımız olan market, eczane, ücretsiz otopark vs gibi yerleri işaretleyip tarif ettikten sonra saat çok geç olmadan alışverişimizi yapmak için tekrar yola koyulduk. Daniela, kaldığımız yere 2-3 km uzakta çok ucuz ama bir o kadar da çeşit zengini bir market tavsiye etmişti. Gerçekten de İtalya'da gördüğüm en ucuz marketti. En pahalı şarap 4,56 euro'ydu ve daha ucuzları bile lezzet olarak memleketimdekilere beş basardı :) 2-3 günlük yiyecek alışverişimizi yaptıktan sonra yorgunluğumuza teslim olup evde yeme kararı alıp yemek sonrası da erkenden yattık.
 |
| Siena - by MRA |
 |
| Siena - by MRA |
 |
| Siena - by MRA |
İkinci gün planında Siena'yı gezmek vardı ama burada stratejik bir hata yaptığımı kabul etmeliyim. Avrupa'nın çoğu şehrinde pazar günleri her yer kapalı oluyor. Bu durum çok turistik şehirlerde ve merkezlerde fazla hissedilmeyebiliyor ama Siena gibi küçük kasabalar yine turistik noktaları açık ve kalabalık olsa da her zamanki canlı ve renkli hallerini biraz kaybetmiş oluyorlar.
 |
| Siena - by MRA |
 |
| Sokak aydınlatmaları :) - Siena - by MRA |
Bir de sanırım havanın ara ara kapadığı ve hafif yağışlı olduğu tek gün buydu. Yine de bunlara rağmen Siena tadından yenmeyecek, daracık sokaklı bir ortaçağ kasabası olarak bizi mest etti. Sokakları arşılamaktan, Piazza del Compo'da oturup şarabımızı yudumlarken gelen geçeni seyretmekten, küçük kafelerinde espresso içmekten ve muhteşem Duomo'yu gezmekten büyük keyif aldık.
 |
| Siena - by MRA |
 |
| Siena - by MRA |
 |
| Siena - by MRA |
 |
Piazza del Campo - Siena - by MRA |
 |
| Duomo - Siena - by MRA |
 |
| Duomo - Siena - by MRA |
 |
| Duomo - Siena - by MRA |
 |
| Duomo - Siena - by MRA |
 |
| Duomo - Siena - by MRA |
 |
| Duomo - Siena - by MRA |
 |
| Duomo - Siena - by MRA |
Üçüncü gün için planımızda San Gimignano ve Castellina In Chianti vardı. Ancak kuzenim ehliyetimi pazar günleri açık olduğunu öğrendiğimiz UPS Atatürk Havalimanı şubesine teslim ettiğinizi ve pazartesi öğlene kadar elimde olacağını söylediği için bizim planlar değişti tabii. Sabahın köründe bahçeye kurulup kargoyu beklemeye başlayan ve uçan sineği bile kaçırmayan bendeniz bir yandan da internetten kargonun statüsünü takip etmeye başladım. Gelen yok giden yok ama öğlene doğru bir de ne göreyim kargo statüsü "gittik evde kimse yoktu tekrar gidilecek" olarak güncellenmiş. Hadi buyur buradan yak! Adam kimbilir nereye gitmiş, kimbilir kimi evde bulamamış, belli ki adreste sorun var. Herhalde bu ehliyet bana hiç ulaşmayacak paniğiyle hemen telefona sarıldım UPS'i aradım ama gel gör ki anlaşmak mümkün değil. Önce İngilizce şeçeneği olmayan bir sesli yanıt sistemi ile boğuşup rastgele bastığım numaralardan sonra sonunda birine ulaştığımda bu sefer de İngilizce bilmeyen çalışanlar arasında dakikalarca bir ona bir buna bağlanıp durdum.
 |
| Castigllione del Lago - by MRA |
Baktım olmuyor kuzene Türkiye UPS tarafına bilgi vermesini rica edip koşarak Daniela' nın kapısına dayandım. Kafa göz yara yara anlaştık, UPS'i ona arattım. Gel gör ki sonuç çok değişmedi. "1 saat sonra geri arayacağız" deyip kapadılar ve başladık beklemeye. Biz de baktık iş uzun sürecek güzel bir öğlen yemeği hazırlayıp bahçeye yayılıverdik. Bir yandan yiyip içip bir yandan haber beklerken köşeden Daniela göründü ve geçen 1,5 saatin ardından arayan soran olmadığını iletti.. Allahtan elimizde kargonun ulaştığı son dağıtım noktasının adı vardı ve Daniela elinden hiçbirşey gelmemesinin üzüntüsü ile ne yapsam diye uğraşırken bu merkezin adresini bulmuş. Biz de atladık arabamıza, Siena'ya 10 km civarında olan ve San Gimignanao yolu üzerindeki UPS dağıtım noktasına doğru yola çıktık. Merkeze vardığımızda yaşananlar bizi şaşırtmadı :) buradaki adamcağız da hiç mi hiç İngilizce bilmiyordu. Yine azimle bilinen tüm evrensel yollarla kendisi ile anlaşıp Daniela ile telefonda konuşturmak suretiyle kargonun aynı akşamüstü doğru adrese teslimi sözünü alabildim. Saat üçü geçmişti, zaman azdı, bu sebeple Castellina In Chianti' yi programdan çıkarıp San Gimignano' ya doğru yola koyulduk.
 |
| San Gimignano - by MRA |
 |
| San Gimignano - by MRA |
Eskiden beraber çalıştığım çok sevgili arkadaşım Dilşat' tan duymuştum ilk defa San Gimignano adını. Balayı için Floransa' ya geldiğimizde günübirlik Siena & San Gimignano turu ayarlamış ama aynı tur şirketiyle yaptığımız Cinque Terre turundaki hüsran sonrası bu geziyi iptal etmiştik. Dilşat' ın büyük bir aşkla zikrettiği San Giminano gerçekten de insanda duygusal bir taşkınlık yaratıyor güzelliğiyle. Hele akşam ışıkları altında masal gibiydi. Sokaklarını, meydanlarını gezmekten, yorulunca akşam güneşini batıracak bir teras bulup yemyeşil tarlalara doğru bakan kaleden kızıl güneşe kadeh kaldırmaktan çok büyük keyif aldık.
 |
| San Gimignano - by MRA |
 |
| San Gimignano - by MRA |
 |
| San Gimignano - by MRA |
 |
| San Gimignano - by MRA |
 |
| San Gimignano - by MRA |
Dördüncü güne ehliyetime kavuşma zaferiyle başlayınca istikameti biraz daha uzak rotalara çevirdik ve kahvaltı keyfi sonrası Cortona' ya doğru yola çıktık.
Under the Tuscan Sun filmini çok severek seyretmiş ve herhalde seyreden herkes gibi filmdeki mekanların büyüsüne kapılmıştım.
 |
| Castigllione del Lago - by MRA |
 |
| Cortona - by MRA |
 |
| Cortona - by MRA |
Film biter bitmez yaptığım araştırmada da filmin büyük kısmının Cortona' da çekildiğini öğrenmiş ve bir gün gidilecek yerler listeme burayı da eklemiştim. İyi öyle yapmışım.
 |
| Cortona - by MRA |
Cortona da gezdiğimiz tüm diğerleri gibi :) yüksek bir tepenin üzerine kurulmuş bir orta çağ kasabasıydı. Kale duvarları içinde bol yokuşlu labirent gibi daracık sokakları takip ederek sürprizli meydanlara, renkli avlulara kavuştuğunuz etkileyici bir yerleşimdi.
 |
| Cortona - by MRA |
 |
| Cortona - by MRA |
 |
| Cortona - by MRA |
Sırtını dayadığı tepeye siz de sırtınızı dönünce öyle bir manzarayla karşılaşıyorsunuz ki insanın nefesi kesiliyor. Göz alabildiğine güzellik.
Siz de ister daracık sokaklarına, meydanlarına atılmış masalarda, ister o sokaklardan birinde kapısından girdiğinizde arka yüzü kale duvarını delip beklenmedik bir manzaraya açılan küçücük restorantlarında oturun hepsinden ayrı bir keyif alacağınıza eminim. Biz manzaranın güzelliğine dayanamayıp panaromaya en hakim noktalardan biri olan Piazza Garibaldi' nin kenarında yer alan Hotel San Luca' nın restoranında öğle yemeğimizi yedik. Yemekler de, manzara da harikaydı.
 |
| Cortona - by MRA |
 |
| Cortona - by MRA |
Cortono' ya gitmeden önce sevgili eşim Cortona yakınlarında bir göl olduğunu görünce göl kıyısında da zaman geçirelim istedi. Ben de göl kıyısında nereler var diye bakarken Castigllione del Lago diye pek şirin bir kasabanın varlığını keşfettim.
Bu arada küçük bir not girmek istiyorum araya. Türk gezginlerin Toskana durakları genelde San Gimignano, Siena, Montalcino ve Montepulciano gibi görünüyor çok az blog ya da yazıda Cortona'ya rastladım, Castigllione del Lago'ya ise adını haritadan görüp gittik. Ancak şunu söylemek isterim ki Cortona da Castigllione del Lago da mutlaka görülmesi gereken yerler. Eğer bir Toskana gezisi planlıyorsanız bu durakları es geçmemenizi öneririm.
Gölün içine doğru uzanan bir burunun üzerine kurulmuş bu şirin kale içi kasabası böylece Cortona' dan sonraki durağımız oluverdi. Yemeğin ve üzerimize vuran öğlen güneşinin rehavetine rağmen pek şirin kasabalardan kırlardan geçip Castigllione del Lago'ya ulaştık.
 |
| Castigllione del Lago - by MRA |
 |
| Castigllione del Lago - by MRA |
 |
| Castigllione del Lago - by MRA |
 |
| Castigllione del Lago - by MRA |
 |
| Castigllione del Lago - by MRA |
 |
| Castigllione del Lago - by MRA |
 |
| Castigllione del Lago - by MRA |
 |
| Castigllione del Lago - by MRA |
Kale içindeki eski yerleşim olan bölgeye gitmeden kaleyi uzaktan gören göl kıyısında bir park bulup termosumuzdaki çay ve ev sahibimizin yaptığı turta ile biraz piknik yaptık. Piknik sonrası kale içini gezdik ve burnun en ucundaki burça tırmanma hayali ile yürümeye başladık. Fakat bu burçlara giriş 500-600 metre gerideki müzenin içindemiş. Biz taa burçun dibine kadar yürüyüp orada bir bilet gişesi falan ararken bunu farkettik. Geri dönüp bilet alıp tekrar burçlara tırmanmak içinse saat artık geç olmuştu. Biz de müzenin kapanış saatine dakikalar kala koştur koştur gezmektense aynı manzaraya nazır hem de erguvan ağaçlarının gölgesinde bir bahçesi olan bir cafe bulup dondurma yemeyi tercih ettik :)
 |
| Castigllione del Lago - by MRA |
 |
| Castigllione del Lago - by MRA |
 |
| Castigllione del Lago - by MRA |
 |
| Castigllione del Lago - by MRA |
 |
| Castigllione del Lago - by MRA |
 |
| Castigllione del Lago - by MRA |
 |
| Castigllione del Lago - by MRA |
Güneş batmaya yüz tuttuğunda biz de dönüşe geçelim diye kalenin ana çıkışına doğru ilerlemeye başladık. Biz çıkışa doğru ilerlerken dükkanlar kapanmaya, herkes yavaş yavaş evlerine çekilmeye başlamıştı, biz de gitmeye hazırdık. Fakat kalenin çıkışına geldiğimizde dışarıdaki manzarayı görüp büyülenmiş gibi kala kaldık. Kaleyi kıpkırmızı yıkayan, güneş gölün üzerini rengarenk ışıltılarıyla boyayarak batmaya hazırlanıyordu.
 |
| Castigllione del Lago - by MRA |
Bir manzaraya, bir birbirimize baktık ve neredeyse birkaç saniye içinde kapanan dükkanlara geri koşup birimiz şarap birimiz peynir kapıp geri döndük :) Önce kale girişindeki büyük meydanda sonraysa göle daha hakim bir açıdan bakan bir çimenliğe yayılıp güneşin yok olup yıldızların çıkışını seyrettik saatlerce. Ah nasıl güzeldi ve ah nasıl lezzetliydi herşey!
 |
| Castigllione del Lago - by MRA |
Son günümüzün kasabaları ise Montepulciano, Pienza ve Montalcino idi. Birbirine yakın bu üç kasabanın kendi güzelliklerinin yanı sıra aralarındaki yollar üzerindeki manzaralar, bağlar, kırlar görülmeye ve mutlaka piknik yapılmaya değer. Montepulciano'yu gezip Pienza'ya doğru yola çıktığımızda geçtiğimiz yerlerin her metresinde "ay şuraya baaak" "aahhhh süper" "offf harika" nidaları atmaya başlayınca bu manzaranın daha uzun tadına varmak için arabayı bir kenara çekip küçük bir çay keyfi yapmaya karar verdik.
 |
| Montepulciano - Montalcino arasındaki kırlar |
Çayır çimene yayılıp, kendimizi Toskana meltemine ve kuşların şarkısına bırakıverdik. O güzelliğin içinde zamanın nasıl geçtiğini anlamayınca programımız da biraz aksadı tabii :) Hal böyle olunca Pienza' yı pas geçip Montalcino' yu görüp eve dönmeye karar verdik. Montepulciano ve Montalcino da aynı diğerleri gibi pek şirin, çook yüksek tepelerden aşağıdaki muazazam kırlara bakan ortaçağ kasabaları. Pienza' yı gezmedik ama yol içinden geçtiği için birazını görmüş olduk. Şirin ve diğerlerini aksine düzlükte olduğunu söyleyebilirim :)
 |
| Montepulciano - Montalcino arasındaki kırlar - by MRA |
Toskana'daki son günümüzü bitirmiş eve dönerken hem eşim hem de benim için Toskana mutlaka tekrar gelinmesi ve çook uzun kalınması gereken yerlerin başına yerleşmişti bile.
Toskana bizi öyle büyülemişti ki ertesi gün bizi bekleyen Bologna, Toskana'dan sonra hayal kırıklığı olacak mıydı?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder