Seçim günü;
Sabah kargalarla beraber yollardayım.
Sandık başındaydım, görevde.
Günlerce okumuşum hazırlanmışım.
Bir okulun, yıllar öncesinden hafızamı dürten bir sınıfında, önemli bir sınavın arifesinde hissediyorum kendimi.
Oysa hayatımdaki en önemli -görünen- üniversite sınavına bile bu kadar endişeli, bu kadar karmaşık duygularla girmedim ben.
Gün başladı.
Ne kadar enerjim varsa harcadım, hak ve adalet için. Kendimi adil bir dünyada yaşadığıma inandırmak zor ama en azından benim olduğum yer biraz daha adaletli, hakkaniyetli olsun diye.
Eve çok yorgun döndüm, yorgun ve uyuşmuş. Çok karışıktım ve hiçbir şey düşünemiyor hissedemiyordum.
Seçim sonuçları çoktan yayınlanmaya başlamıştı ama benim ne görecek ne de anlayacak gücüm yoktu. Hemen televizyonu kapatıp yattım.
Uyandığım gün bir öncekinden bin beter.
Bu ülke bir günde böyle olmadı tabii ama bugün daha da beter oldu.
Her şey, herkes nasıl çirkin, nasıl çirkef, nasıl pis kokuyor.
Çok yalnız hissediyorum kendimi, boyalı kuş, kara koyun misali yalnız.
Dayanasım yok.
Önümde televizyon kanalları, kucağımda tablet her an haberlerin peşinde geçiriyorum koca günü. Sanki ben seyredince düzelecek birşey, peh.
Sosyal medya'ya bakarsan herkes benzer durumda ama gerçekten öyle mi yoksa bu yarı-yalan dünyada kendimizi mi kandırıyoruz yine.
Bu arada zaman nasıl akıyor anlamıyorum o günden beri, zaten saatler de değişmiş, bünye hangi birine alışsın.
Göğsümden kalkmayan, bana nefes aldırmayan öküz yetmiyor, bir de boğazıma gelip yerleşiveriyor sinsi bir mikrop, beni akut faranjite sürüklüyor. Yaw zaten yutkunamıyorum kader, boğazımda çözülmeyen bir yumru var nicedir, bir de senin mikrobunla mı uğraşıcam diye kafa tutup kendimi nefes almaya dışarılara attıkça pis mikroplar azıtıyor. Gece yarısı acil servisi ziyarete zorlayıp iki iğne yemeden rahatlamıyorlar. Sonrası malum, ev hapsi, yatak istirahati.
Ruhum mu hasta, bedenim mi bilemiyorum. Mikroplar öyle sarmış ki her yeri hangi hangisinden anlaşılmıyor artık.
Anladınız işte karışığım ben bugünlerde. İyi değilim.
Olucam ama... İki kuruşluk mikroplara pabuç bırakacak değilim.
Bu haftanın proje postu da böyle işte...
![]() |
| Atatürk Portresi - İbrahim Çallı |
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır parlayacak!
O benimdir, o benim milletimindir ancak!
Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül... ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal.
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.
Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar.
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,
'Medeniyet! ' dediğin tek dişi kalmış canavar?
Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın,
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.
Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.
Rûhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:
Değmesin ma' bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!
Bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.
O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım.
Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım;
Fışkırır rûh-ı mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım!
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl;
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet,
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl!
İstiklal Marşı - Mehmet Akif Ersoy
Onuncu Yıl Marşı - Faruk Nafız Çamlıbel - Behçet Kemal Çağlar / Cemal Reşit Rey

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder