Evet 40' tan önceki son çıkışı da geçtik. Bundan sonraki durak sırıtarak beni beklese de hemcinslerim kulağıma 39' da uzun süreli bir mola verebileceğimi, bunun neredeyse bir gelenek olduğunu fısıldadığı için içim rahat :)
Buraya kadarına sonsuz minnet duyduğum hayatımın gelecek günler için de bana güzel sürprizler hazırladığına kuşkum yok. Adı 39' da, 40' da, 50' de olsa farketmez, heyecanla bekliyorum gelecek günleri de. Yine de 39' daki konaklama hakkımı saklı tuttuğumu belirtmek isterim, insanın ne zaman neye ihtiyacı olacağı belli olmaz :))
Zamanın hızlı akışına inat sonbaharın bu güzel günlerini biraz olsun yavaşlatıp tadını çıkarabilmek için artık geleneksel hale getirdiğimiz doğumgünü seyahatimizi bayramla birleştirip 15 gün İstanbul'a veda ettik.
Bayramda annemleri, sonra kayınvalidemleri ziyaret edip doğumgünüm için 4 günlüğüne aynı geçen sene ki gibi Sakız Adası'na kaçıverdik.
Adanın önemli yerlerini geçen sene zaten gezdiğimiz için bu sene biraz yatma, dinlenme tatili yaptık.
Tatlı tatlı esen meltem ve pırıl pırıl parlayıp usul usul ısıtan güneş altında kah balkonumuzda, kah plajda kumların üzerinde yayıldık, okuduk, dinlendik. İstanbul' un bizi bekleyen soğuk ve gri havasına dönmeden bol bol mavi gökyüzü, sapsarı güneş ve iyot kokusu biriktirdik.
Adayı ne kadar çok sevdiğimizi bir kere daha teyit ettik. Cindy ve Yiannis' le dost sohbetler yaptık. Bol bol yedik içtik. Bir kere daha yaşadığımız güzellikler için şükrettik.
Dönüşte ailelelerimizi bir kere daha kucakladık ve maalesef tüm tatilin en tatsız kısmı olan bu sevimsiz şehre geri döndük.
Kasımın ilk haftası bize yine bir seyahat görünüyor, bu sefer uzak diyarlara. O güne kadar buralarda olmaya gayret göstereceğim.
İyi hafta sonları,





Yeni yaşın kutlu olsun Meriç! Paylaşımlarını keyifle okuyorum, bu arada bir postunda sormuştun hani kimler okuyor diye. Ona da cevap vermiş olayım böylece. Sevgiler
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim Fatmacım, sözlerin bu sene aldığım en güzel hediye oldu :)
Sil