20 Mart 2013 Çarşamba

Dönüş


Son postu ile postu da sermiş olan blog sahibesi ortalarda olmadığı 1017 günde neler mi yaptı?

Şöyle başlayalım:

Blog sahibesi son yazılarında yoğunlukla hissedilen şekilde daralmaya devam etti. Daraldıı, daraldııı, daraldııııı ve baktı ki daralmaya bile yeri kalmamış. Durdu, deriiiin bir nefes aldı, silkindi ve kendine gelmeye karar verdi. Ruhuna el uzattı, onu dinledi, anlamaya çalıştı, hatalarını kabul etti, düzelmeleri için çalıştı, sahip olduklarının farkına vardı, kıymetlerini anladı. Ruhuna ilaçlar buldu, sakinledi, huzurlandı. Anlamsız kavgalarına son verip kendiyle barış imzaladı.

Bu durum herkese iyi gelmiş olacak ki bir süre sonra, önce terfi etti, sonra da sevdiği adamdan evlenme teklifi aldı. 12 sene sonra artık beni şaşırtamaz dediği adam 36. doğumgününde onu çok şaşırtmayı başardı ve hiç hayal bile etmediği bir şekilde teklifini yaptı. Evetler havalarda uçuştu, heyecanlara, coşkulara gark olundu.






Blog sahibesi bu süreçte, herşeyin bir zamanı varmış ve herşey zamanında güzel olurmuş denmesindeki hikmeti iyice anladı. İçine sindire sindire, keyfini çıkara çıkara bir hazırlık süreci geçirdi.






Her firsatı anıya dönüştürdü. Eskiden olsa burun kıvıracağı herşeyi doyasıya yaşadı. Gereksiz hiçbirşeyi yapmadı, büyük paralar harcamadı ama güzel anılar olarak hatırlayacağı hiçbir fırsatı da geri çevirmedi.







Nişan, kına, bekarlığa veda partisi, nikah, düğün derken nerdeyse 40 gün 40 gecede evlendi.






Günlerce süren törenleri dolunayın aydınlattığı ılık bir Hıdrellez gecesinde, yanında en sevdikleriyle, dileklerini yükledikleri onlarca dilek fenerini ege denizinin sakin sularına bırakarak sonlandırdı. O gece hayatında gördüğü en büyük kayan yıldızı gördü, kocasının hıdrellez dileğinin ("bir yıldız kaysın biz tekrar dilek dileyelim") bu kadar hızlı ve kocaman gerçekleşmesine hayran kalarak dileklerine dilekler kattı.






Hergün sahip olduklarının kıymetini en derininde hissetti ve onlara sahip olduğu için tekrar tekrar şükretti.

Günler geçtikçe büyüdü, mutlandı, kutlandı.

Sonuçta hayattı yaşadığı, masal değildi. Gülü dikeniyle, hayatı verdikleri kadar aldıklarıyla da sevmeyi öğrenmeye başladı. İşlerle, insanlarla boğuşmaya devam etti. Çok çalıştı, çok yoruldu ama çabalarının karşılığında ikinci terfisini de aldı. Bir ekibi oldu, onlarla yeni şeyler öğrenmeye, yeni deneyimler edinmeye başladı.

Şimdi tekrar burada, macerası devam ediyor. Gelecek günlerin getireceği yeni değişimlere hazırlanıyor. Yazma hevesi var ve sürmesini diliyor.

Postu serdiği yerden kaldırıp, bloguna dönüyor...