17 Haziran 2009 Çarşamba


Evet yoğunum, evet uzun mesailer yapıyorum ama bir yandan da yakaladığım her fırsatı değerlendirmeye çalışıyorum. Tıpkı cuma akşamı uzun zamandır görmediğim bir çok arkadaşı gördüğüm kalabalık bir yemek, cumartesi günü sabahı kızlarla bol bol kaynattığımız kahvaltı, pazar kahvaltısından önce havuzda geçirdiğim bir saat, pazar akşamı sevdiceğimle Sultanahmet Camii üzerinden batan güneşi seyrederek yediğimiz yemek ve nihayetinde dün akşam gecikmiş ama hızla planlanmasına rağmen harika geçmiş bir gece gibi.





İyi ki Şirinlik Muskası gidelim dedi, iyi ki geç de olsa kuzene sen de gel dedik, iyi ki benim mesaim yoktu :)

Güneş battı, boğaz gökkuşağının renklerine bulandı, kadehler doldu boşaldı -evet evet fotoğraftakiler-, sohbet üstüne sohbet patlatıldı, gülündü, eğlenildi. Hızımızı alamayıp arada Şirinlik Muskasına fotoğraf dersi bile verdik :) Bu fotolarda dersimizin ürünü. Kısaca gece uzun oldu, bitmesin istendi, ama her güzel şey gibi bitti...






Hayatın gerçeklerine dönüldü. Saat 1:00'den sonra bu akşam çıkılacak kısa İzmir seyahati için valizimiz hazırlandı. Uykumuz geldi, alkol çarptı. Yatakla nasıl buluştuğumuz hafızalarımızda kendine yer bulamadı.

Yorgun, ama öncesinde keyifli saatler, sonrasında ise kısa da olsa bir tatil vadeden bu güzel gün de bitiverdi.

Sevgili yolda bizi almaya geliyor. 10-15 dakika sonra yolculuk başlıyor...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder